GEÇEN yaz gençler Mustafa Sandal'ın söylediği "Onun arabası var!" şarkısıyla dansetmişti. "Onun arabası var" diyordu şarkı "Güzel mi güzel/ Şoförü de var/ Özel mi özel" Metin Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe ise mahkemede "Onun arabası yoktu" diyor. "Yoktu ki arkasında silah kaçırsın. Elinizi vicdanınıza koyun. Sizin de evlatlarınız var. Metin mafya olsaydı, şimdi sağdı, gezerdi." Sonra ekliyor: "İnsanlar öldürülmez, insanlar çiçektir." Bu sözleri, oğlu öldürülmüş bir ananın söylemesi, etkisini bin kat artırıyor.
AYNI gün gazetelere yansıyan bir başka haber şöyle: Fadime Göktepe, çağrılı olarak bir tiyatro oyununa gidiyor. Davetliler arasında olan iki yargı mensubu, bu durumu öğrenince protesto ederek tiyatrodan ayrılıyorlar. Yargı mensupları niye böyle davranıyorlar dersiniz? Fadime Göktepe kim? Gazeteci olan oğlu dövülerek öldürülmüş bir ana! Yargı mensupları, bu bağrı yanık anadan özür dileyeceklerine, ona suçlu muamelesi yapmaya kalkıyorlar. Sayın yargı mensupları; eğer utanılacak bir şey varsa o da yargının durumudur. Utanacaksanız, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde rüşvet alan yargıç ve savcılardan utanın. Oğlu öldürülmüş acılı analardan değil.
MANİSA'da çocuklara işkence yapan polislerin beraat etmesi, Türkiye'nin rejimini dosta düşmana bir kez daha duyuruyor. Kendi çocuklarına elektrik verilmesine, cinsel taciz yapılmasına izin veren bir rejim bu. Bir zulüm rejimi. Bir baskı rejimi. Binlerce yurttaşını öldüren, işkencecileri serbest bırakıp işkence görenleri suçlayan, öldürülmüş gazetecilerin annelerini düşman gibi gören, mafyaya arka çıkan, mafyayla işbirliği yapmış devlet görevlilerini koruma altına alan acayip bir yapı. Bir de çıkıp demokrasiden, hukuktan, adaletten söz ediyorlar. Bu gerçekleri dile getirenlere de kızıyorlar.
18 Mart'ta bir duruşma daha var. Parasız eğitim taleplerini dile getirmek için TBMM'de pankart açan ve 96 yıl ceza alan öğrencilerin duruşması. Bakalım anlı şanlı rejim bu duruşmada ne karar verecek?
FRANKENSTEİN canavarını bilirsiniz. Frankenstein aslında canavarın değil onu yaratan doktorun adıdır. Doktor Frankenstein, bir canavar yaratır ve sonra kendisi de o canavarın kurbanı olur. Türkiye'de hukuku çiğneme pahasına devleti koruma ve belli bir ideolojiye maletme misyonu, parti genel sekreteri dövecek noktaya kadar tırmandı. Bu gidişin sonu iyi değil! Canavar ilerliyor!
