(Bugün köşemizde, Yaşar Kemal'i konuk ediyor ve onun, yakın dostu Pertev Naili Boratav için yazdığı yazıyı yayınlıyoruz.)

PERTEV Naili Boratavın ölümü, benim için beklenmeyen bir ölüm.
Doksan bir yaşındaydı. Buna karşın onun ölümü beni derinden yaraladı. O, gençliğimin ilk ışıklandırıcılarındandı. Benim gibi birçok gencin yolunu ışıklandırdı. Mustafa Kemal Paşadan sonra ulusu ulus yapanlardandı. Bir İsmail Hakkı Tonguç, bir Nazım Hikmet, bir Hasan Ali Yücel, Boratavla birlikte, büyük düzeyde ulus kimliğini yaratmaya çalışanlardı.
Folklor hem bir bilim sorunu, hem de bir ulusun kökenine, gerçeğine varma sorunuydu.
Boratav her iki gerçeğin de ilk farkında olanlardandı.
Bu yüzden Boratav yüzyılımızın en büyük bilim adamları arasında anılacak.
Boratav dünyamızın kültür yaratıcılarından da birisiydi. Eğer Anadolu kültürü diye bir kültü kimliği ortaya çıkmışsa ya da çıkacaksa, yani daha çok yaygınlaşacaksa, bunda Boratavın payı çok büyüktür.
İsmail Hakkı Tonguçun, Köy Enstitülerini kurarak geleceğin dünya eğitimine bir örnek oluşturması gibi.
Köy Enstitüleri, yani üreterek, yaşayarak eğitim, geleceğin eğitim düzeni olarak, insanlığı birçok beladan kurtaracaktı.
Savaşlardan, doğa kırımlarından, gerçek insanın, yeni insanın yetişmesiyle kurtarabiliriz.
Hakkı Tonguçla birlikte, Sabahattin Eyüboğlu, Hasan Ali Yücel, Pertev Naili Boratav da bu işin içindeydi.
Bu insanlar hep birlikte, yaratıcı ülke kültürünün ortaya çıkması için çaba gösterdiler: Kökü derinde bir kültür, yaratıcı bir kültür olmasını sağladılar.
Yazık ki felek onlara yar olmadı.

Nazım Hikmet bunca acılardan, bunca zulümlerden, hapislerden sonra yaban ellerde öldü. Tonguçun, Hasan Ali Yücelin başına gelenler hepimizin malumu.
Pertev Naili Boratavın başına gelenler de kimseninkine benzemedi. Şair şiirini zulüm altında da, hapishanede de yazabildi. Belki gönlünce yazamadı ama gene de yazdı.
Pertev Naili Boratavı kökünden kopardılar, kaynağından ettiler.
Boratav, Türkiye'de kalsaydı saptadığı yüz elli türkülü hikayenin hepsini derlemiş, derletmiş olacaktı. Binlerce ağıt, binlerce türkü, masal... Pertev Naili Boratavın Fransada yaşamaya mahkum edilmesi bizim ana kaynağımızı kuruttu. Yozlaşmalara düştüğümüzde sarılacak kültür dalımızı kesti.

Buna karşın Pertev Naili Boratavın elli yıldır, olanaksızlıklar içinde çalışarak yarattıkları, yayınlanmış ve yayınlanmamış yirmi - otuz bin sayfayı bulur.
O, gece gündüz hiç durmadan çalışan bir insandı. Kaynağından koparılmış bu büyük insanın çalışmasını, yokluk, olanaksızlık, yalnızlık, zulümlerden zulüm beğen, hiç bir şey durduramadı.
Büyük bir anıt dikti ülkesinin ortasına: Kültür, insanlık anıtı...
Biliyorum, Pertev Naili Boratav olmak bir mutluluktur. Pertev bey erişilmez bir direncim, bir bilim adamı olma direncimin, insan gibi insan olma direncimin mutluluğudur.
Bundan beş ay kadar önce, Pertev beyle buluşma talihine eriştim. O Parise gitmeden önce olduğu gibi, gene karşılıklı şiirler okuduk Karacaoğlandan. Herşeye karşın gene sevinçten uçtuk, mutlu olduk.
Pertev bey her zaman benim için bir mutluluktu. Hepimiz için de bir mutluluk olarak kalacaktır.

Arılar da konmaz oldu püreye
Şükür olsun bu sevdayı verene