Dev dalgaların güm-
bür gümbür patladı-
ğı azgın bir deniz kı-
yısına götürseler bizi, ilk ge-
ce uyumakta güçlük çekeriz.
Dalga vuruşlarını yüreği-
mizde duyarız.

İkinci gece de öyle olur.

Sonra dalga seslerinin
şiddeti biraz azalır. Çünkü
alışma süreci başlamıştır.

Bir iki ay sonra dalgalar
mırıltı gibi gelmeye başlar.

Sonra da bu gümbürtü
leri duymaz oluruz.

İyice alışmışızdır artık.

***

Türkiye Cumhuriyeti
yurttaşları olarak duru-
mumuz bundan farklı değil.

Her gün kulak tozumuz-
da müthiş skandalların
gümbürtüsü patlıyor ama
biz giderek sağırlaşıyoruz.

Vurdum duymaz hale
geliyoruz.

Daha AIDS'li kan ithal
edilmesi rezaleti bitmeden
Bufalo krizi patladı.

Tam yurda hasta etlerin
sokulduğunu öğreniyorduk
ki İran’dan ithal edilen bal-
larda tarım ilacı olduğunu
öğrendik.

***

Kanımız mikroplu!
Yediğimiz içtiğimiz
zehirli!
Balımız acı!
Paramız dolandırıcı
ların elinde!

Bizim aklımız fikrimiz ise
dansöz-şarkıcı karışımı biri-
leriyle, çukur bile sayılama-
yacak kadar düşük eğlence-
lerde.

Oturup kalkıp bunların
maceralarını konuşuyoruz.

İletişim okullarında birisi
çıkıp da televizyonların kim-
lere ne kadar yer verdiği ko-
nusunda bir araştırma yap-
sa diyorum.

Belki o zaman hal-i pür
melalimiz iyice ortaya çıkar
ve onca para dökülen tele-
vizyonların değerli saatleri
kimleri bu topluma yuttur-
mak için harcanıyor, görür
öğreniriz.

Ama eminim ki yine ib-
ret almayız!

Çünkü Türkiye’de olup
bitenin saklı gizli bir tarafı
yok.

“Nasıl olsa bu halk
sersemdir! Her şeyi yu-
tar. Bir iki sözle kandırı-
rız!” diye düşünenleri haklı
çıkarmak için var gücümüz-
le çabalıyoruz.

Ve dünyanın en tepkisiz,
en sağır, en vurdum duy-
maz halkı olma yolunda
ilerleyip duruyoruz.

Hem de göbek ata ata!

“Oooh! Ooh!” diye di-
ye.

***

Depremzedeler hala ça-
dırlarda titriyor!

“Oooh! Ooh!”

Hükümet, deprem yar-
dımlarının nereye harcandı-
ğını bir türlü açıklayamıyor.

“Oooh! Ooh!”

Mezarevlerden domuz-
bağıyla bağlanmış cesetler
fışkırıyor

“Oooh! Ooh!”

Cezaevlerinde mafya
devleti kucağına oturtmuş;
dil kesip, göz çıkarıyor.

“Oooh! Ooh!”

Yolsuzluğun boyutları,
bakanları bile intihara zor-
luyor.

“Oooh! Ooh!”

***

Dompei’nin son günleri
ama galiba
bu bile hafif kaçacak!