"Koyun can derdinde" derler, "kasap ise et derdinde."
Biz de Türkiye'de öyle bir can derdine düşmüşüz ki, uzun süredir dünya insanlarının, yani normal sıradan insanların gündemini unuttuk.
Can derdinde olmayan insanlar gülüyor, eğleniyor, festivaller, şenlikler düzenliyor ve tomurcukları patlayan pırıl pırıl bir baharı karşılıyor.
Bu şenliklerin en büyüğü Oscar!

Milyonlarca insanın nefesini tutarak izlediği bir sinema şöleni.
Aslında Oscar gibi ödüllerin sinema sanatını çok geliştirdiği ve kaliteyi artırdığı görüşünde değilim.
Sonucu paraya dönüşen her ödül gibi Oscar da çeşitli etkilere ve oyunlara açık.
Gene de Oscar gibi şölenleri çok yararlı buluyorum.
Çünkü sanatı halkın gündemine sokuyorlar.
O film mi, bu film mi, Jodie Foster mi, Julia Roberts mi derken insanlar kendilerini sinema atmosferinin içinde buluyorlar.

*
Bu şölenler batı dünyasının çok iyi bildiği pazarlama tekniklerini yansıtıyor.
Sinemada filmi satmak için starlara ihtiyaç var.
O zaman her yıl yeni starlar, yeni ilah ve ilaheler yaratmalısınız.
Basın olarak da starlara ihtiyaç var, endüstri olarak da!
Bu yüzden gelişmiş ülkelerde medya, starları destekler, yeni starlar yaratmaya çalışır. Çünkü dergisini, gazetesini, yeni starlar sayesinde satacak, sinema salonuna ve TV ekranına seyirciyi böyle çekecektir.
Bu sistem yalnız sinema için değil sanatın ve sporun bütün dalları için geçerlidir.
Amerika'da müzik ödülleri dağıtan Grammy biter, Oscar başlar.
Daha sonra televizyon ödülleri veren Emmy'ye gelir sıra.
Böylece halkın ilgisi diri tutulur, milyonlarca plak satılır, filmler milyonlarca dolarlık hasılat yapar.

***
Bu doğru mantık bizde tersine işler.
Medya genellikle, star yaratmak şöyle dursun, varolan starları yoketmeye çalışır.
Televizyon dergisi TV starlarını, müzik basını müzik starlarını yerden yere vurur.
Sanki, kitlenin önüne çıkmış her ünlüden, bu ünün hesabını sormak ister gibiyizdir.
Böylelikle kendi bindiğimiz dalı kesmiş oluruz.
Çünkü starlar olmazsa, sinema ve müzik endüstrileri yaşayamaz.
Dolayısıyla ona bağlı olan eğlence basını da...

Bir söz "Eleştirmenler kendi ordularına ateş eden askerlere benzer" der.
Şimdi batı dünyası bunalımlı ve herşeye karşı çıkan aydın dönemini geçti, sanat ve eğlence endüstrisini yaşatmak için hep birlikte omuz veriyor.