1997 yılının Aralık ayının onuncu günü öğleden sonra, galaksiler arasındaki Güneş Sistemi'ne bağlı minik bir gezegen olan Dünya'nın İstanbul denilen perişan kentinin İkitelli bölgesindeki odamda oturmuş yazı yazıyorum.
Zamanın kavranamaz uzunluğu ve mekanın kavranamaz büyüklüğü içinde bir noktaya yerleştirilmişim.
İnsan türünün yeryüzündeki milyonlarca yıllık serüveninde minicik bir nokta!
Türkiye'de doğduğum ve yetiştiğim için, kafam bu bölgenin günlük sorunlarıyla dolu.
Refah Partisi'nin kapatılması davası, Susurluk bilmeceleri, yargıcın kuşkulu ölümü, dokunulmazlık dosyaları, gelir dağılımında giderek derinleşen uçurum, DİSK emekçilerinin yürüyüşü...
Bunlar ciddi boyut sayılıyor.
Kimilerinin ufku ise şantör ve şantöz aşklarıyla sınırlı!
***
YUNUS Emre diyor ki:
"Geldi geçti ömrüm benim / Şol yel esip geçmiş gibi / Hele bana şöyle gelir / Bir göz açıp yummuş gibi"
Bir göz açıp yumuşu sonunda, bütün bu sorunlar yok olacak! Kainata merhaba dediğiniz an ölçek ve boyut değişecek.
***
1500'lü yılların büyük düşünürü Montaigne, gülümseyen aklıyla bizi göreceliğin saçmalıklarına karşı korumaya çalışmış.
Kral Dionysios'la Platon'un hikayelerini aktarıyor:
Kral, Platon'a İran'dan gelen bir giysi hediye etmiş: Uzun, damalı, kokulu bir giysi. Platon: "Ben erkeğim, kadın elbisesi giymem" diye almamış. Aristippos ise demiş ki: "İnsan erkekse, ne giyerse giysin yine erkektir."
Başka bir gün Kral, Aristippos'un yüzüne tükürmüş. Aristippos aldırmamış. Dostları bu durumu kınadığı zaman ise: "Ne olacak?" demiş. "Balıkçılar, bir balık tutmak için tepeden tırnağa ıslanmıyorlar mı?"
Tarlada lahana sulayan Diogenes, Aristippos'a "Lahana ile yaşamasını bilseydin bir zalime dalkavukluk etmezdin!" diye çıkışmış.
Aristippos'un cevabı şöyle: "İnsanlar arasında yaşamayı bilseydin, lahana sulamakla uğraşmazdın."
İşte onların önemli meseleleri bunlarmış.
Bunlar için birbirlerini yiyip durmuşlar.
Tapduk Emre'nin dergahına odun taşıyan derviş ise bunlara bakıp bakıp dermiş ki: Var biraz da sen oyalan / Var biraz da sen oyalan!
Rivayet olunur ki Carl Sagan da aynı fikirdeymiş.
