BUGÜN 10 Aralık.
Dünya İnsan Hakları Günü. Dünyanın birçok yerinde insan haklarıyla ilgili toplantılar düzenleniyor, insanın hemcinsine kötü davranmasının, işkence yapmasının utancını silmek isteyen ak yürekli kişiler konuya duyarlılıkla eğiliyor.
***
BUGÜN 10 Aralık.
İran'ın başkenti Tahran'da İslam Konferansı Örgütü'nün zirve toplantısı yapılıyor.
İnsan Hakları Günü ile, İslam Konferansı zirvesinin aynı güne rastlaması, Batı'daki bazı odaklarda derin kaygılar uyandırdı.
Özellikle PEN kulüp yazarları, bu rastlantıyı (ya da zamanlamayı) şiddetle protesto ederek dünya çapında bir imza kampanyası yürütüyor.
Temel itirazları, İslam ile şiddet temasının bir arada düşünülmesinden kaynaklanıyor.
Afganistan'da insan haklarını kısıtlayan Taliban örgütü, Cezayir'de boğazlanarak öldürülen binlerce insan, İran'daki kıyımlar, New York'ta-ki Kör İmam bombalamaları, Suudi Arabis-tan'da kılıçla kelle uçurmalar, Libya'nın karıştı-ğı uçak düşürme olayları, Mısır'daki Luksor katliamı dünya kamuoyunda İslam ve şiddet kavramlarını yanyana getirdi.
Brigitte Bardot; "Müslümanlar ellerinde uzun bıçaklarla doğuyor!" genellemesini yapmaktan çekinmiyor.
***
ACABA gerçek bu mu?
Bazı İslam ülkelerinde yer alan şiddet olayları, İslam dininin şiddete açık bir din olduğunu mu gösterir?
Yoksa Batı bu konuyu çarpıtıp, komünizmin yerini alan bir "İslam tehlikesi" mi yaratmaya çalışıyor.
"Ortak düşman" kavramını pekiştirmek için bu mitosa ihtiyaç mı duyuyor?
Bu akşam, NTV ekranında konuyu ele alacak, "İslam ve şiddet" ilişkisini enine boyuna incelemeye çalışacağız.
Daha doğrusu böyle bir ilişkinin var olup olmadığını araştıracağız.
E mail: livaneli@milliyet.com.tr
