Tam bir yıl önce, Turgut Ö-
zal'la ilgili bir yazı yazmışım. Ve
bir kehanet gibi şunları söylemi-
şim:
"Şair, 'Alıştığımız bir şeydi yaşa-
mak!' demiş.
Turgut Özal yaşama alışmıştı,
biz de ona.
Ömrümüzün on iki yılına dam-
gasını vuran en önemli figürdü.
...Eğer haberler doğruysa Tur-
gut Özal'ın siyasi yaşamı kapan-
maktadır. İçten dileğimiz odur ki,
fiziksel yaşamı daha uzun süre de-
vam etsin ve hastalıkla baş edebil-
sin.
Şimdi Turgut Özal'ı daha se-
rinkanlı değerlendirmenin zamanı
gelmiştir.
Özal, Türkiye Cumhuriyeti'nin
en az on yılına damgasını vurmuş
bir siyasetçi olduğu için, bu değer-
lendirme büyük önem taşımakta-
dır.
Hem de idare-i maslahatçı değil,
neredeyse devrimci sayılabilecek
bir siyasetçi üstüne düşünmek ka-
çınılmazdır.
Türkiye'de insanlar her konuda
olduğu gibi Turgut Özal konu-
sunda da kamplaşmışlar ve Özalcı
larla, anti-Özalcılar olarak ikiye ay-
rılmışlardır.
Bir kesim Özal'ı, "Türkiye'yi
yeniden yaratan eşsiz lider" o-
larak selamlarken, öteki kesim
"Cumhuriyet tarihinin en kötü
lideri" olarak yerin dibine batırı-
yor.
Ozalcılar, onun her sözünde bir
kefamet bulurken, anti-Özalcılar a-
yaklarına değen taştan bile onu
sorumlu tutuyor, hatta adını bile
yazmadan kısaca T.O. diye adlan-
dırıyor. Bu iki harf anlayanların di-
linde Tahammül Ötesi'ni ifade edi-
yor.

Oysa tahammül ötesi olan tek
şey, her konuda olduğu gibi Tur-
gut Ozal hakkında da ikiye ayrılıp
birbirimize sövmemizdi. Kapıları-
mızı sağduyuya, araştırmaya, me-
todlu düşünmeye ve analize ka-
patmıştık.
Ille de siyah ya da beyaz görün-
me huyumuz galip gelmişti.
Turgut Özal adını taşıyan siya-
set adamı için, "Bugüne kadar
bütün yaptıkları doğrudur.
Hİç yanlış yapmamıştır." cüm-
lesi ne kadar mantıksızsa; "Bugü-
ne kadar yaptığı her şey kötü-
dür. Hiç iyi ve doğru bir iş
yapmamıştır." cümlesi de o ka-
dar mantık dışıdır."

XXX

Turgut Özal'ın ölümüyle sarsı-
lan Türkiye'den bir yıl geriye ba-
kıp da bu satırları okuyunca, bun-
ca çekişmeye, bunca karalamaya
ve bunca hoyratlığa bir kez daha
üzüldüm.
Kuran'da "Ölülerinizi hayırla
yadedin." yadedin. denir.
Şimdi en karşıtları bile Turgut
Özal'ı hayırla yadedecek ve üzün-
tülerini belirtecekler.
O zaman, böylesine gerginliklere,
bu Ortadoğu kavgalarına, bu şark
cambazlıklarına ne gerek vardı?
Umalım ki Turgut Özal'ın ölü-
mü, Türk siyasetine, kişisel kavga-
lardan ve anlamsız hırs mücadele-
lerinden kaçınmayı öğretsin.