SIK sık UNESCO'nun Paris'teki merkezine giderek ku-
rum çalışmalarına katılıyorum.
Bu ay müzikle ilgili bir top-
lantı var.
Gelecek ay, Genel Direktör
büyükelçileri topluyor.
Bu çalışmaların hepsini bu
köşeye yansıtmak gerekli de-
ğil.
Ne var ki "Müzik ve Barış"
adlı toplantı, UNESCO idealle-
rini yaygınlaştırma açısından
büyük önem taşıyor.
Bu yüzden biraz değinmek
istiyorum.

MÜZİĞİN her türü ve her bi-
çimi, insan fizyolojisinde köklerini buluyor: Nefes
almak, yürümek ve kalp vuruşları gibi faaliyetle-
rin doğal ritmlerini ve akustik yankılarını düşün-
mek, bunu anlamak için yeterli.
İnsan fizyolojisini doğrudan etkileyen özelliğiy-
le müzik, hiçbir akılcı izahata gerek kalmadan,
duygularımızı harekete geçiriyor, bizi kitlesel ve
bireysel olarak büyülü etkisi altına alıyor.
Tarih boyunca insanları bir araya getirmiş mü-
zik.

Feodal dönemde festivaller aracılığıyla insanla-
rı toplama özelliğini, bugün de büyük kitle kon-
serleriyle, yüz binlerce kişiyi bir araya getiren
gösterilerle sürdürüyor.

MÜZİĞİN bu özelliklerini dikkate alan UNES-
CO, Paris'te bir "Müzik ve Barış" konferansı dü-
zenliyor.
Dünyanın her köşesinden birçok ünlü müzikçi
davetli bu toplantıya.
Bu müzikçiler, kendi aralarındaki müzikal işbir-
liğini geliştirmek, müziğin barışa daha çok hiz-
met edebilmesi için gereken ortak çalışmalara
hız vermek, müzik eğitiminin demokrasi, barış,
insan hakları gibi kavramları da kapsamasına
gayret etmek gibi idealler çevresinde buluşuyor-
lar.

Bir örnek olarak Yehudi Menuhin'in projesini
verebiliriz: Bu proje, Avrupa'daki ilkokullarda
çeşitli ülkelerin geleneksel müziklerini öğrete-
rek, uluslar arasında bir anlayış geliştirilmesini
öngörüyor.

UNESCO'nun büyük önem verdiği "Müzik ve
Barış" toplantısında alınan kararlara, Uluslarara-
sı Müzik Konseyi ve onun dünyadaki iletişim ağı
da yardımcı olacak.
Bu yazıyı büyük müzisyen Yehudi Menuhin'in
sözüyle bitirelim: "Şarkı söylemek insanları bir
araya getirir. Gövdeyi ve zihni bir armoniye ka-
vuşturur."