PARİS

UNESCO Genel Merkezi'nin yedinci katında, konukların ağırlandığı ve Fransız mutfağının en iyi ürünlerini sunan lokantadayız.
Bütün gün devam edecek olan toplantının öğle yemeği arası.
UNESCO'daki dostlarımla görüştüğüm için, yemeğe beş on dakika geç katılıyorum.
Lokantanın girişinde orta boylu, mavi gözlü, elli yaşlarında bir adam bekliyor.
Sabah toplantılarında gözüme çarpan ama kim olduğunu bilmediğim bir kişi bu.
Kendisini Mel Thompson olarak tanıtıyor ve yanyana oturmak için beni beklediğini söylüyor. Bir de kart tutuşturuyor elime.
Karta göre Thompson İngiliz.
"Amerikan aksanıyla konuşuyorsunuz" diyorum.
"İşte kusurlarımı hemen görmeye başladınız" diyor. Şakacı bir adam.
Sonra durumu açıklıyor: Teksas'ta doğmuş olmasına rağmen hem Amerikan hem İngiliz pasaportu var.
Uluslararası bir bankacı ama daha çok kültür yatırımlarıyla ilgileniyor.
Bize ayrılmış olan masada diğer dostlarla buluşuyoruz.
Ravioli ile som balığı arasında bana anlatmak istediği büyük projeden söz ediyor.

***

JAPONYA'da genç bir işadamı Bill Gates ile işbirliği yaparak büyük paralar kazanmış.
Ama sadece Japonya'nın büyük bir firması olmakla yetinmiyor, dünyaya çapında tanınmak ve işini okyanus ötelerine yaymak istiyormuş.
Bunun için dünyanın gözüne çarpabilecek bir şehirde, adı duyulacak bir iş yapmak istemiş.
Uluslararası danışmanlar Thompson'a başvurmuş.
Mel Thompson, bu genç Japon'a amacına uygun bir model sunmuş.
Bu model Japon işadamının aklına yatınca da hemen düğmeye basmışlar.

***

MODEL, dünyanın göz önündeki bir kültür merkezinde bir kültür yatırımı yapmak ve bu yolla tanınmak.
Bu iş için müzik festivalleriyle ünlü Salzburg şehrini seçmişler.
Burada hemen bir vakıf kurulmuş.
Bu vakıf Philip Glass'a bir senfoni ısmarlamış: 21. yüzyılı selamlayacak olan bir barış senfonisi.
Bu senfoni ilk kez 1999 yılında Salzburg Festi-vali kapsamında icra edilecek, sonra da beş kıtayı dolaşacakmış.
Dünyanın dört bir yanından Salzburg Festiva-lı'na gelen etkili çevreler yerlerini şimdiden ayırtmışlar bile.
Ayrıca vakıfta çalışan son derece yetenekli profesyonel gençler bir İnternet ağı oluşturmuşlar.
Bütün bunlar Japon işadamının ve firmasının adı çevresinde oluşuyor.
Onun damgasını taşıyor.

***

İŞTE global düşünmek böyle bir şey.
Japon işadamının 99'da Salzburg'da kazanacağı itibarı şimdiden görebiliyor insan.
İsmi dünyanın en büyük gazetelerinde anılacak.
Dünya televizyonları onunla yapılacak konuşmaları ve senfonik konser yayınlayacaklar.
Daha sonra da senfoni beş kıtada icra edilecek.
Kültür dünyası deyip geçmemek gerekiyor.
Bugün İtalya gibi bazı ülkeler neredeyse ekonomilerini kültüre dayamış durumda: Desen satıyorlar, zevk satıyorlar, müzik, şiir, dans satıyorlar.

***

MEL Thompson yemeğin sonunda, Türkiye ile ilgili önemli projeleri olduğunu söylüyor ve İstanbul'a gelip görüşmek için bir randevu istiyor.
"Tabii" diyorum. "Ne zaman isterseniz."
Gelecek ay buluşmayı kararlaştırıyoruz.

E mail: livaneli@milliyet.com.tr