ESKİDEN gazete yazarlarına gelen mektuplar, titizlikle elden geçirilir ve hepsi tek tek cevaplanırdı.
Benim de böyle davrandığım yıllar oldu.
Ne var ki şimdi mektupların ve faksların sayısı çok arttığı gibi, bunlara bir de bilgisayar ağından gelen e - mailler eklendi.
Bu elektronik haberleşme yöntemi inanılmaz bir hızla yayılıyor.
Birkaç gün süren Almanya - Hollanda gezisinden dönüp de bilgisayar baktığımda tam 89 tane e - mail gelmiş olduğunu gördüm.
Dünyanın çeşitli bölgelerinden yazılmışlardı ve hepsi de ilginçti.
SİZ gezideyken biriken e - mail'leri, mektupları, faksları okumak zaten başlı başına bir mesai gerektiriyor.
Bunu zevkle yapıyorum.
Her mektubu, her notu dikkatlice okuyup üzerinde düşünüyorum.
Çünkü önemli şeyler yazıyorlar.
Kimisi siyasetten söz ediyor, kimisi müziğimdeki yeni ses anlayışını eleştiriyor, kimi de gözümden kaçmış noktaları hatırlatıyor.
Çok yararlandığımı söylemeliyim.
Bir de övgü mektupları var. Sevgisini cümlelere dökmekte zorlanmayan değerli dostların mektupları.
Bunca sıkıntı üzüntü arasında, böylesine güzel mektuplar taze bir meltem etkisi yaratıyor.
MEKTUPLAR güzel olmasına ama gelin görün ki iş cevaplamaya gelince orada elim ayağım duruyor.
Çünkü her gün bu birbirinden güzel mektupları cevaplamak, benim başka hiçbir iş yapmamamı gerektirmekte.
Gelen mektup ve mesajlarda sitemlere de rastlanıyor.
"Niye bana cevap vermedin?" diye soruyor dostlarımız.
Bazı e - mail mesajları umutsuz cümleler içeriyor: Arkadaşının "Livaneli sana cevap yazmaz, hatta bu mesajı okumaz bile" dediğini belirten mesaj sahibi, benden aldığı mektubu göstererek arkadaşını mahçup etmek istiyor.
Bu mektupları anlıyorum. Ancak sevgili dostlarımın beni bağışlamalarını diliyorum.
Yalnız şunu belirteyim ki mektupların ve e - mail'lerin hepsini tek tek ve büyük bir dikkatle okumakta ve arşivimde saklamaktayım.
GELEN mektupların bir bölümü de UNESCO burslarıyla ilgili.
Öğrenci bursu isteyen yurttaşlarımız bana başvuruyor.
Oysa benim görev yaptığım UNESCO bursları sadece sanat alanını kapsamakta.
Genç ve yetenekli sanat öğrencilerinin dünya çapında eğitim görmelerini amaçlamakta.
CUMA akşamı Altınoluk'ta yeni yapılan açık hava tiyatrosunun açılış konserini verdik.
Belediye Başkanı İsmail Aynur ve arkadaşları yöreye uygun, dört dörtlük bir eser yaratmışlar.
Açılış konserinde bir araya gelen Eligeler yine görkemli korolarını oluşturdular ve aynı yaşam sevincini haykırdılar.
Bu aydınlık insanlar var oldukça Türkiye'yi kimse dize getiremeyecek.
