İŞTE gerçek bu!
İşte Türkiye siyasetinin ve halkın değişmez kuralı işlemeye başladı.
Refah Partisi ve yan kuruluşlarının “zeval”inden sözediyorum.
Genç okurlarım, böyle eski bir kelime kullandığım için kusuruma bakmasınlar; tarihimiz bir çok “zeval” öyküsüyle dolu olduğu için bu anlatımı yeğledim.
Ne demek istiyorum:
Refah’ın oy tabanında büyük bir eksilme olacak, insanlar başka partilere kayacaklar.
Hürriyet’te yayınlanan bir haber, durumu bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.
Haber şöyle: “İmam hatiplerden büyük firar / Hürriyet, Milli Eğitim Bakanlığı’nın imam hatiplerle ilgili ‘gizli’ rakamlarını ele geçirdi. Rakamlara göre, çocuğunun imam hatip liselerine devam etmesini istemeyen velilerin sayısında patlama oldu. Geçen yıl toplam 511 bin 502 öğrencinin okuduğu bu okullardaki sayı, bu yıl 387 bin 278’e düştü.”
***
DEMEK ki halk artık rüzgarın başka yönden estiğinin farkında.
Ve “esen rüzgardan hile sezmekte” pek usta olan halkımız, yüzlerce yıllık geleneği ve refleksiyle ekmeği başka yerlerde aramaya başladı.
Bu gerçeği yaşayan ilk parti Refah değil, son parti de o olmayacak.
Adnan Menderes, Yassıada’da yargılanırken neredeyse “evliya” mertebesine çıkarılmıştı. Her gece beyaz atına binip İstanbul semalarında uçtuğu bile söyleniyordu.
Deniliyordu ki: Menderes’in kılına dokunmaya cesaret edemezler. Milyonlarca kişi sokağa dökülür.
Adamcağızı astılar, bir tek kişi de sokağa çıkmadı.
***
BİR zamanlar oy patlamaları yaratan Süleyman Demirel, başbakanlıktan devrildikten sonra geri dönüşü yıllar aldı.
Bu yılları da oy oranındaki dramatik düşüşü tersine çevirmeye harcadı.
6 kere gidip, 7 kere gelmenin zorluğunu ona sormalı.
***
BU örnekler çoğaltılabilir.
Bu toprakların insanı, siyasi otoriteyle çok fazla uğraşmama, duruma uyum gösterme refleksine sahip.
Herşeyin devletten beklendiği bir ülkede, devletle zaten kavgalı olan bir partiye katılmayı akıllıca bir davranış olarak görmüyor.
Çünkü bütün kaygısı ayakta kalabilmek.
Çulunu sudan kurtarabilmek.
Bu yüzden talih rüzgarı tersine dönüp de siyasi otoritenin hışmı ortaya çıkınca çaktırmadan çoğunluğa uyarak, kaynayıp gidiyor.
“Ne yavuz ol asıl, ne alçak ol basıl!” sözü boşuna söylenmemiş.
***
REFAH belki başka ad altında yeniden kurulur ama bu oy oranını bulması yıllar sürer.
Yeniden kitleleri toplaması ve toplumda bir rüzgar estirmesi öyle birkaç yılda olacak iş değil.
İmam hatip okulları bunun en iyi göstergesi.
***
REFAH yöneticileri Türkiye’de solun başına gelenleri dikkatle incelemeli.
Bir zamanlar neredeyse herkesin solcu olmakla övündüğü Türkiye’de art arda gelen devlet darbelerinin, solu nasıl perişan ettiğini, paramparça edip bıraktığını iyi okumalı.
Onlara da aynı şey olacak.
Yani sol gibi iki yakalarını bir araya getirmekte zorlanacaklar.
E mail: livaneli@milliyet.com.tr
