Türkiye'de ortanın solu ile ortanın sa-
ğı arasındaki kavga geride kaldı.
DYP-SHP koalisyonunun etkisiyle
ülkedeki sağ-sol gerginliğinin tansiyonu
düştü.
Bunun yerine sağ ve sol kendi iç he-
saplaşmalarının derdindeler.
DYP ile ANAP arasındaki sürtüşme,
ideolojik temellerden çok bir "ema-
net" kavgasına dayanıyor.
Her iki partinin de kökleri 1946 ruhu-
na, yani Demokrat Parti hareketine
iniyor.
Çeşitli nüanslarla aynı dünya görüşü
nü paylaşan partiler bunlar.
Aralarındaki en büyük kavga "ema-
net" sorunundan kaynaklanıyor.
Süleyman Demirel ve ekibi, bu hare-
ketin doğal liderliğinin kendi hakları ol-
duğunu düşünüyorlar.
Tabandan gelmiş ve Adalet Parti-
si'ni yıllarca taşımış bir lider olan De-
mirel, Turgut Özal'ın yaptığını haz-
medemiyor.
Kendisi askeri dönemde yasaklıyken
ve politika hakkı elinden alınmış du-
rumdayken, Turgut Özal'ın yeni bir
parti kurarak mirasa sahip çıkmasını
kapkaççılık olarak görmekte.
Bu anlayışa göre; "Emanet" Süley-
man Demirel'indir ve ona geri veril-
melidir.
***
Solun kendi iç kavgası da bundan
farklı değil.
1980 darbesinin arkasından
CHP'nin kapatılmış olması, doğal ola-
rak sosyal demokrat birikimi yeni bir
partide toplama sonucunu doğurdu.
Erdal İnönü de, aynen Turgut Özal
gibi 12 Eylül yasaklarının ortaya çıkar-
dığı bir siyasi liderdir.
Şimdi Bülent Ecevit, sosyal de-
mokrat "emanetin" kendisine geri ve-
rilmesini öneriyor.
Ara dönemde kurulan partiyi kap-
kaççılıkla suçluyor.
Soldaki bu kavga, sağdan farklı ola-
rak bir de iç liderlik mücadeleleriyle hır-
palandığı için, daha karanlık bir tablo
sergilemekte.
Kısacası sağ da, sol da 12 Eylül dö-
nemindeki "ara"nın hesabını sorma
peşinde:
Neden eski kadroların siyasi hakları-
na kavuşmasını beklemediler?
Neden yeni liderler ortaya çıktı?
Ve bu yeni liderler ara dönem orta-
dan kalktıktan sonra bile, neden "ema-
neti" sahibine vermemekte ısrar edi-
yorlar?
***
CHP'nin açılışını bu açıdan değer-
lendirdiğimiz zaman, Adalet Parti-
si'nin açılmasının da büyük önem taşı-
dığını görüyoruz.
Hiç kuşkum yok ki Süleyman De-
mirel Adalet Partisi'nin açılışından
sonra bir "yuvaya dönüş” kampan-
yası açacaktır.
Bu kampanya ANAP'ta ne kadar et-
kili olur dersiniz?
***
Açık olan şu ki 12 Eylül darbesi, de-
mokrasiyi rayına oturtmamış tam tersi-
ne yapısal bozukluklara yol açmıştır.
Halkın sahip çıktığı partileri bir emirle
kapatabilirsiniz. Ama hareketleri orta-
dan kaldırmanız mümkün değil.Akacak
olan su kendine yeni bir yatak buluyor.
Kısacası bir dönem için "emir demi-
ri kesiyor" Ama daha sonra kesilmiş
olan demir kendini yeniden biçimleme
ve bütünleme çabasına girişiyor.
