Ne demiş Orhan Veli: “Gemlik’e doğru Denizi göreceksin Sakın şaşırma” Gemlik yolunda dikkat ederim: Gerçekten de deniz birdenbire çıkar insanın önüne ve sen bunu bilmene rağmen her seferinde şaşırırsın. Bizim AB ve diğer konulardaki şaşkınlıklarımız bana hep bu hai ku tarzı şiiri hatırlatıyor. Bir arkadaşımın söylediği gibi: “Türkiye, bir takım olayların önceden bilindiği ama olduğu zaman yine hayret edildiği bir ülkedir.” Şimdi bunun bir örneğini daha yaşıyoruz. AB Komisyonu’nun müzakereleri kısmen “askıya alma” olarak yorumlanabilecek tavsiye kararı bizi niye şaşırtıyor? Bunu beklemiyor muyduk? Kıbrıs meselesinin bu boyutta önümüze geleceğinizi tahmin etmiyor muyduk? Ediyorduk elbette. Bu köşe dahil birçok yerde yüzlerce defa yazılıp çizildi bu. Ama yine de “Aaaa!” diyoruz. Oysa durum çok açık. AB büyük bir basiretsizlik hatta densizlik yaparak, ikiye bölünmüş bir adadaki sorunlar çözümlenmeden bir tarafı üyeliğe kabul etti ve böylece Kıbrıs sorununu çıkmaza soktu. Şimdi adamlar bu birliğin üyesi. Biz de birliğe girmek istiyoruz ama ortaklardan birini tanımayız diyoruz. Bu mümkün olabilir mi? Elbette hayır! Zaten adamlar bize yıllardır her türlü sinyali veriyor. Birkaç yıl önce Prodi TBMM konuşmasında “Sadece devletleri değil her ülkenin halkını da tek tek ikna etmeniz gerekir. Çünkü tek bir ülkede yapılacak referandum, üyeliği imkânsız kılar” diyor. Daha açık nasıl söylesin. Ama biz bu sözleri saklayıp, Prodi’nin bayrak karşısında eğilmesini öne çıkarıyoruz. Çünkü “niyete bağlı olarak” düşünüyor ve analiz yapıyoruz. Yanlışlık nerede biliyor musunuz: Erken bayram yapmamızda. Havai fişekleri, Avrupa fatihi olarak selamlanan başbakanı, Avrupalıyız manşetlerini, gerçekten üye olmuş hiçbir ülkede yapılmayan kutlamaları hatırlıyor musunuz? İşte yanlış olan buydu. O zaman bizler “Halkı kandırmayın. Yarın hayal kırıklığı çok derin olur ve faşizm yükselir” diye yazdığımızda hiç kulak asan olmamıştı. Zaten Türkiye’de kimseye “Dikkat! Önünde çukur var” demeyeceksin. Herkes o çukura düşecek, kolunu bacağını kıracak ondan sonra önlem alacak. 301’den AB’ye, solda birlikten Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar her konuda durum bu. Açıkçası bu durumu biliyorum ama bu kadar basiretsizliği her gördüğümde şaşırmadan edemiyorum. Çünkü ben de Türk’üm.