Ben aylardır bu köşede okurlarıma “bakla falı” bakmadım, kehanet savurmadım.Avrupa Birliği bize “özel statü” adını anmadan “özel statü” uygulayacak diye yırtınmam, bilgiye, sezgiye ve deneyime dayanıyordu.Sonunda Almanya Şansölyesi, yani konunun en önemli aktörü ağzındaki baklayı çıkardı: Türkiye’ye “şartlı evet” denilebileceğini açıkladı.Bir kere “şart” kelimesi telaffuz edildi mi ok yaydan çıkmış demektir.Bu “şart”ın ne olacağı, ilk şartı hangi şartların takip edeceği belli olmaz.Zaten Schröder bu konuda ipucu da veriyor.Müzakerelerin başlaması, bu işin acele olmayacağı şartına bağlanıyor.Türkçesi; müzakerelere başlamanın şartı, başlamamak!Benim anladığım kadarıyla yumurta kapıya yaklaştıkça Avrupa da ağzındaki baklayı çıkarıyor.Bu konuda fazlasıyla iyimser olan ve “Avrupa Türkiye’ye mutlaka tarih vermek zorunda!” diyen arkadaşlarıma hep şaşmışımdır.Avrupa niçin “bir şeyi yapmak zorunda” olsun.Kendi kurallarına ters düşmemek amacıyla mı?Hiç sanmam!Uluslararası ilişkilerin ilke, ahlâk, söz esasına dayandığı görülmemiştir.En azından bugüne kadar işin böyle yürümediğini gördük.Avrupa, çıkarına nasıl gelirse öyle hareket eder. Dün ak dediğine bugün kara da diyebilir, tersini de yapabilir.Yıllardan beri Avrupa’da hem UNESCO hem Avrupa Konseyi komisyonları, hem de başka zeminlerdeki toplantılara katılıyorum.Gündüz, resmi bölümde Türkiye’yi yere göğe koyamıyorlar.Akşam bir lokantaya gidiliyor, iki kadeh içtikten sonra sohbet sırasında yetkili arkadaşlara soruyorum: “Türkiye’nin gerçekten Avrupa Birliği üyesi olacağına inanıyor musunuz?”Yetkili dostlar gülüyor ve “Avrupa intihar etmek ister mi?” diye başka bir soruyla cevaplıyorlar sorumu.Başka bir gün Hannelore Kohl Vakfı’nın başkanıyla konuşuyoruz: “Schröder çok zor durumda, Merkel geliyor” diyor. “Şansölye, seçim süresinin sonuna kadar bile dayanamayacak.”Fransa’da Chirac’ın partisi “Türkiye’ye hayır!” diye kampanya yapıyor.Ve geçtiğimiz hafta sonu Schröder açıklıyor: “Türkiye’ye şart koşulacak.”Evet! Bütün bunlara rağmen AB yolunda yürümeliyiz, ilişkimizi sürdürmeliyiz ama hayal kurmadan, gerçekçi olarak.Sonra uyanış tepkileri çok acı sonuçlar doğurur.Şart olsun doğurur!