Bizanslı tarihçi Francis'in anlat-
tıkları arasında en ilgi çekici bölüm
lerden birisi sayılar: İmparator Fran-
cis'e, Bizans'ta eli silah tutanların
saptanması görevini vermiş. Fran-
cis gizli bir çalışma sonucu elde etti-
ği bilgileri İmparator'a büyük bir ü-
züntü içinde vermiş.
Çünkü Bizans ordusu, iki bin
yabancı hariç, dört bin dokuz
yüz yetmiş üç kişiymiş.
Francis, Osmanlı ordusuyla ilgili
olarak şu sayıları veriyor:
"Ayın onunda Padişah, do-
nanmasının ve piyadesi, süvari-
si ile kara ordusunun teftişini
ve sayımını yaptı. Dörtyüz yir-
mi gemisi olduğunu gördü. Ka-
ra ordusu iki yüz elli sekiz bin
di."
***
Şehir fethedildikten sonra Padişa-
hın ilk emri, Bizans Kralının bulun-
ması olmuş. Üstüste yığılmış Hristi-
yan cesetlerini aramış, tanıyabilmek
için tek tek başlarını yıkamışlar. So-
nunda Kralı, üstüne altınla kartallar
işlenmiş olan çorap ve sandalların-
dan tanımışlar. Sultan Mehmet,
Kralı şerefine layık bir İmparatorluk
töreniyle gömdürmüş.
***
Fetihten sonra Büyük Dük No-
taras, Fatih'in huzuruna çıkmış ve
değerli taş, inci ve ganimetlerden o-
luşan çok büyük bir hazineyi arma-
ğan olarak sunmak istemiş. Bunun
karşılığında canını kurtarmak istiyor-
muş.
Fatih hazineye hayran kalmış ama
Notaras'a; "Sen insan değil, kö-
peksin!" demiş. "Madem böyle
ve efendine, şehrine ve vatanı-
na yardım etmedin?"
Ertesi gün Notaras, iki oğluyla
birlikte idam edilmiş.
***
Fethin on üçüncü gününde Padi-
şah, büyük bir bayram düzenlemiş
ve saklanmış olan herkesin serbest-
çe evine dönmesini ve istediği dinde
ibadet ederek, örf ve adetlerine uy-
gun yaşamasını buyurmuş.
Ölmüş olan patriğin yerine, yeni
patrik seçimini de Hristiyanlara bı-
rakmış.
Patrik seçilen Yeorgios Sholari-
os'u, aynen Bizans Kralı gibi davra-
narak, yemeğe davet etmiş, sarayda
şan ve şerefle karşılamış Yemekte u-
zun süre sohbet etmişler. Sonunda
padişah geleneğe uyarak patriğe
çok değerli bir asa sunmuş. Hediye
ettiği değerli ata bindirmek üzere
avluya kadar inmiş ve patriğin ata
binmesine yardım etmiş. Bütün sa-
ray erkanı da atın önüne ve arkasına
düşerek, kilise olarak muhafaza edi-
len Agii Apostoli kilisesine kadar
refakat etmişler.
***
Francis, "Mutsuzların mutsuzu
bu şehirde Romalılar'ın hüküm-
ranlığı 1143 yıl, on ay ve dört
gün sürmüştür." diyor.
Bu hesaba göre biz Türkler İstan-
bul'a yeni taşınmış sayılırız.
Bu kadar kısa bir sürede bile, şeh-
rin yüzünü değiştirmeyi ve dünyanın
en kirli kentlerinden biri yapmayı
başardığımıza göre Romalılar kadar
oturunca neler olacak düşünün!
