Anlaşılan İSKİ sorunu, SHP’lileri çok üzüyor. Bir süre daha da üzmeye devam edecek. Bazı SHP’li dostlar, Meclis’te İSKİ görüşmesinin kendileri tarafından engellenmek istediği haberlerine alınmışlarlar. Gerçeğin öyle olmadığını söylüyorlar. Meclis’te 53 milletvekillerinin olduğunu, buna rağmen oylamaya 13 milletvekiliyle katıldıklarını, engelleme amacı taşıyan bir partinin bunu yapmayıp, bütün gücünü seferber etmesi gerektiğini öne sürüyorlar. Onların yorumuna göre bu durum, “sessiz bir kabul” anlamına geliyor. Peki bu “sessiz kabul” neden, cesaretle konunun üzerine gitme ve İSKİ’nin Meclis tarafından araştırılmasına ön ayak olma tavrına dönüşmedi? “Anayasa’nın 138. maddesi” diyorlar. “Yargıya intikal etmiş bir konuda Meclis araştırması yapılmasını engelliyor.
Aslında SHP’nin bu tutumunun altında başka nedenler de var: İSKİ konusunda ANAP tarafından verilen ilk önerge, SHP’lilerin de katılımıyla reddedilmişti. O zaman Erdal İnönü genel başkandı. Şimdi aynı anlamdaki ikinci önerge lehinde oy kullanmak sadece genel başkan değişikliğiyle açıklanabilirdi. Sanırım bu izlenimi uyandırmaktan kaçındılar. Ayrıca İSKİ soruşturmasının, Meclis’te ve dolayısıyla basında sürekli siyasi malzeme yapılmasından da çekindiler. Komisyondan sızacak bilgilerle yapılacak yayınlar, Mart yerel seçimlerine hazırlanan bir parti için olumsuz bir ortam yaratabilirdi.
SHP’liler, “Biz, kendi iç denetimimizi yaptık ve usulsüz görünen 1 milyar 250 milyon lirayı açıkladık. Aynı işi bütün partilerin yapması için, araştırma önergesi verdik. Amacımız bütün partilerin aklanmasıydı.” diyorlar. “Hiç bir parti açıklama yapmadı. Neden bunun üstünde durulmuyor?” “Ahmet Özgüneş ve Atalay Coşkunoğlu ile ilgili iddialar kamuoyunun gündeminde. Neden bu bürokratları atayan partiler sorumlu tutulmuyor da İSKİ dolayısıyla SHP durmadan suçlanıyor?” “ANAP ve Refah Partisi’nin genel merkez binalarının nasıl alındığını sorduk. Neden açıklamıyorlar?”
Görüldüğü gibi SHP durumdan rahatsız. Meclis’e 13 kişi göndermeyi bir “sessiz kabul” sayıyorlar ama tam tersi bir tutumla görüşmeye 58 SHP milletvekili ile katılıp Meclis araştırmasının lehinde oy kullansalar ve “Bizim bir korkumuz yok. Gerçek neyse ortaya çıksın. Yolsuzluk içimize sızmış bile olsa, biz o birimi kanserli bir hücre gibi kesip atmayı biliriz.” deselerdi… Diyebilselerdi durum farklı olmaz mıydı?
