Farkında mısınız; şiddet giderek yaklaşıyor; günlük hayatımıza sızıyor, yakınlarımızı tehdit ediyor.Kime sorsan ya eve giren hırsızı, ya kapkaççıyı, ya sokak ortasında tanık olduğu bir linç olayını ya da tabancayla vurulan taksi şoförünü anlatıyor.Geçen gün arabamı yol kenarına park edip bir arkadaşıma akşam yemeğine gitmiştim.Gece yarısına doğru arabanın başına geldim ki arka cam tuz buz.Birisi o işlek caddede eline geçirdiği bir kaya parçasıyla camı indirmiş.”İstanbul’da yaşıyoruz olur böyle şeyler” deyip yola devam ettim.Üzülmedim çünkü yaşanan şiddet olayları yanında benim başıma gelen devede kulak bile değil.Evet; şiddet giderek yaklaşıyor.Eğer bu ivme devam ederse canı yanmadık kimse kalmayacak.Gazetelerde okudunuz: Adamcağızı otomobilini satın alma bahanesiyle kandırıp şehir dışına götürmüşler ve orada diri diri gömmüşler.Kurban, kazdıkları mezar çukuruna sığmayınca birisi ötekine Kafasını kes!” talimatını vermiş.Ama bunu yapamamışlar ve adamcağızı yan yatırarak diri diri gömmüşler.Unutmayın ki bunu yapanlar bu ülkenin vatandaşları.Belki de bu gençlerle karşılaştınız, siz farkında olmadan yanınızdan geçip gittiler, belki onlarla konuştunuz bile.Bu kurban siz de olabilirdiniz.
1995 yılında şiddete karşı bir kampanya yapmış, bir ayda 400 bin imza toplamış ve bunlan Cumhurbaşkanı’na götürmüştük.Amacımız televizyon ekranlarındaki şiddeti engellemekti.Çünkü çocuklarımız her gün binlerce cinayet seyrediyor; kesilen kafalar, çıkarılan gözler, boğazlanan insanlar görerek yetişiyorlardı.Ne yazık ki başarılı olamadık.Ben bu işte masum halkı, kendi halinde yaşayan insanları suçlayamıyorum.Şiddeti önlemek için ellerinde bir yetki yok.Bir kampanya olduğunda umutlanıyor, öne atılıyor ve protesto imzalarını yağdırıyorlar ama yine sonuç alınamıyor.Bu konuya hükümet, MGK ve RTÜK eğilmeli.
Hatırlarsınız; geçenlerde meclise verdiğimiz 20 imzalı teklifle, bir şiddeti araştırma komisyonu kurulmasını öneriyorduk.AKP grup başkan vekillerine de bu teklifi vermiş ve desteklemelerini rica etmiştim.Onlar da paralel bir önerge vererek bu işi gerçekleştirebileceklerini söylemişlerdi.Sonra AKP Çorum Milletvekili Muzaffer Külcü’nün de 19 arkadaşıyla aynı yönde bir önerge verdiğini öğrendim.Şimdi umudum bu iki önergenin birleştirilerek bir an önce meclis gündemine alınması.Bu şiddet bataklığından kurtulmak için konunun enine boyuna incelenmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.
