Eskiden Türkiye’yi ziyaret eden Müslüman ülke başkanı eşlerinin kılık kıyafeti kimsenin ilgisini çekmezdi. Çünkü buradaki eşitleri de aynı şekilde giyiniyordu. Ama şimdi göze batıyor. Yıllarca önce laik bir devrim yaparak bu ülkelere örnek olan Türkiye bambaşka bir yola saptığı için herkes ister istemez karşılaştırmalar yapıyor. Haklılarda! Bu değişik giyim tarzları birkaç gündür Paris’te benim de dikkatimi çekiyor. UNESCO’nun yıllık büyükelçiler toplantısına katılan Müslüman kadınların, batılı meslektaşlarından fazlaları var eksikleri yok. Grubun üyelerini bir arada gördüğünüz zaman Monaco Prensesi Caroline’i, Ürdün Prensesi Feryal’den ayırt etmeniz imkânsız. Eğer bir şıklık farkı söz konusuysa bu fark inanın ki Feryal’in lehine. Fas sarayından Prenses Lala Meryem müthiş bir şıklık sergiliyor. Yanında Bahiya Hariri oturuyor: öldürülen Lübnan Başbakanı’nın kız kardeşi. Hepsi birkaç yabancı dili konuşan son derece akıllı, entelektüel kadınlar. Bu gibi uluslararası topluluklarda müthiş bir havaları var. Bir de bizimkileri düşünüyorum. 2000’li yıllarda baba, koca ya da ağabey dayağıyla örtüler arasında gizlenmek zorunda kalan kadınlar ve bunu özgürlük olarak satmaya kalkan aydınlarımız. Akşam yemeğinde yanıma Tunuslu bir hanım düşüyor. Fransa’daki bir müzenin müdürü. Sohbet ediyoruz. “Tunus’ta kadınlar örtünüyor mu?” diye soruyorum. Hayret ediyor: Burgiba’dan bu yana böyle şeyler kalmadı” diyor. “Biliyorum” diyorum. “Atatürk’ten sonra bizde de yoktu ama şimdi var. “Üzüntüyle başını sallıyor, “Türkiye’ye yazık oldu” diyor. Arap kraliyet ailesi mensupları bile örtünmediğine ve erkeklerle aynı haklara sahip olarak yaşadığına göre bizim kadınımızın dünyada nasıl bir yeri olacak? Türkiye Cumhuriyeti’nin suçu (!) devrimleri bütün Müslüman ülkelerden önce yapması mı ki intikam isteği bizi bu uç noktalara sürüklüyor? Hakikat gece ile gündüz gibi ortada. Ama kafaları bulandıranlar yüzünden tartışmalar almış başını gidiyor. Ve ben 2006 yılı mart ayında, bu Paris gecesinde, hacca giden laik hakim dedemi ve daha o devirlerde cami ve mevlit dışında başını örtmeyen laik Müslüman babaannemi minnetle anıyorum. Bu ülkenin aydınlık Müslüman halkına ait insanlardı onlar. Siyasal İslamın Vahabi yorumu hayatlarını karartmıyordu.