Şimdi de Hadi Uluengin'e saldırdı-
lar.
Tanımadığım ama yıllardır yazılarını
büyük bir zevkle okuduğum Hadi Ulu-
engin, Brüksel'de ölümün kıyısından
döndü.
Kimbilir kaçıncı aydın, kaçıncı gaze
teci kıyımı bu?
Daha doğrusu kaçıncı insan kıyımı?
Saldırganın hangi ulustan olduğunu
bilmiyorum ama insanoğlu, sorunlarını
kaba kuvvetle ve öldürmeyle çözme
geleneğinden kurtulmadıkça, bu ilkel
dönemin acıları hep birlikte çekilecek.
XXX
İş dönüp dolaşıyor, kültüre dayanı
yor.
Bizim bu konudaki geleneksel ve
modern kültürümüz, öldürme övgüsü
üzerine kurulu.
İnsanların öldürülmesine karşı çıkan
herkes, büyük bir zevkle öldürme si
lahlarının övgüsünü yapıyor.
"Türk milleti at, avrat, silah se
ver" sözünün altında garip bir övün
me ve bütün kültürünü silahla özdeş
kılma yatmaktadır.
Sanki öldürme silahları sadece Türk
ler'in zevk aldığı kanlı bir oyunun gu
rur duyulacak enstrümanlarıdır.
Genç Türk kuşaklarına, silah-sever
olmak bir meziyet gibi sunulmaktadır.
XXX
Bizim geleneğimizde "Ne olursa
olsun hemcinsini öldürmeyecek
sin" kuralı işlemez.
Bazı durumlarda insan öldürmek
yüceltici bir davranıştır.
Vatan uğruna adam öldürmek kut
saldır.
Din uğruna adam öldürmek sevap
tır.
Namus uğruna adam öldürmek he
laldir.
"İnsan öldürme" nin kutsallaştığı
bu ortamda, her genç kendine yücce
bir amaç yaratabilir ve bu uğurda po
tansiyel bir katil olarak sırasını bekler.
Yetmişli yılların terör cehenneminde
yaşarken, onca genç katilin nereden
çıktığını merak eder dururdum.
Yaşları yirmiye varmayan binlerce
genç, nasıl su içer gibi adam öldüren
canilere dönüşmüşlerdi.
Herhangi bir ülkede, bir anda okul
arkadaşını öldürmeye hazır on bin
genç bulmak kolay mıydı?
XXX
Türk filmlerinin çoğu öldürme övgü
süyle doludur.
Hain bakışlı, kara bıyıklı, kaba ve il
kel jönler(!) her filmde ya kadın döver
ler ya da namuslarını temizlemek için
ortalığı hacamat ederler.
Bu adamlara da yiğit denir.
Kadınlar dizlerine sarılır ağlar, anaları
yiğit delikanlıları bağrına basar, hatta o
ilkel katil hapse düştüğünde herkesten
büyük saygı görür. Çünkü o "Ağır
mahkum"dur.
Onlara göre adam öldürmek herke
sin kıvırabileceği bir halt değildir.
Oysa silahsız birisine pusu kurup, ta
bancayla ateş etmenin yiğitlikle, kah
ramanlıkla hiçbir ilgisi yoktur.
XXX
Devlet adamlarının en makbul hedi
ye olarak tabanca hediye ettiği bir ül
kede cinayetleri önlemek zor olsa ge
rek.
Çünkü bu bir zabıta sorunu de
ğil, kültür sorunu.
20'nci yüzyılın sonundaki uygarlığı
mız Hemingway'in ünlü romanındaki
"Silahlara Veda"yı beceremezse da
ha çok kan dökülecek demektir.
