Peşinen söyleyeyim, ben Gunther Grass’ı pek sevmem. Hem izleyebildiğim kadarıyla kişiliği, hem de edebiyatı bana ters gelir. Elbette ben de Frankfurt’taki ödül töreninde Yaşar Kemal üzerine yaptığı konuşmayı çok beğendim. Elbette Teneke Trampet romanını severim. Ama işte hepsi bu kadar. Bundan ötesi yok. Ne kadar kitabını aldıysam hayal kırıklığına uğradım. Bu romanlarda temel bir eksiklik var gibi geldi bana: İnsan! Cüce Oscar dışında hiçbir karakterini de hatırlamıyorum. Ama yine de belirtmeliyim ki dünya edebiyatının en ilginç ve en çarpıcı sahnelerinden birisi ona aittir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Berlin bombalar altında yıkılırken, insanlar her akşam bir sığınakta açılan “Soğan Barı”nda toplanmaya başlarlar. Şehir ceset doludur; hiçbirinin evi barkı kalmamıştır, yakınlarını yitirmişlerdir. Bu mahzende siren ve bomba seslerini dinleyerek otururken müşterilere birer tabak soğan dağıtılır. Herkes bu soğanları soymaya başlar ve gözlerinden şıpır şıpır yaş akar. İnsan yabancılaşması üzerine bundan güzel bir sahne zor tasavvur edilir. Kendi felaketine ağlayamayan insanlar bu soğanlar aracılığıyla bol bol gözyaşı dökmektedirler. Grass’ın daha çıkmadan kıyametler koparan öz yaşam öyküsü “Soğan Soymak” adını taşıyormuş. Bilemem ama sanırım isim, Teneke Trampet’teki bu sahneden alınmış. Ve Grass da şimdi, ilk gençliğindeki Nazi dönemi için uzun bir soğan soyma dönemine giriyor. Elbette bir yazar 16-17 yaşlarındaki eğilimlerinden ve eylemlerinden ötürü bir ömür boyu sorumlu tutulamaz. Ama Grass bu sırrı 60 yıl içinde taşıdı, kimseyle paylaşmadı. Bu arada yalnız yazar değil politik bir figür olarak kavgalara girdi, birçok kişiyi çok sert bir dille suçladı ve içten içe eski bir Nazi olduğunu bilerek konuşmamayı, saklanmayı tercih etti. Grass lanetlensin demiyorum ama eğer içinde bir sertlik, bir zalimlik eğilimi olmasaydı Nazi gruplarına katılamazdı. Kaç yaşında olursa olsun. Çünkü katıldığı hareket bir siyasi ya da askeri örgüt değil bir katiller çetesiydi. Grass romanlarında sevmediğim gayri insani, soğuk tavır bence bu itirafla açıklamasını bulmuş oluyor.
