Prof. Dr. Sadun Aren, Yener Süsoy’la konuşmasında sol partilerin ortak çalışması gerektiğini belirtmiş, Yerden göğe kadar haklı. Aydın dostlar solda birlik istemiş. Onlar da haklı. Sol partiler yerel ve genel seçimlerde ortak bir cephe oluşturamadıkları için meydan yıllardan beri sağ partilere kalıyor. Hiçbir zaman sol bir alternatif oluşamıyor. Sol adayların birbirlerinin oylarını bölmesi yüzünden büyük şehirler sağa teslim ediliyor. Ankara’da, İstanbul’da bu işin ne kadar pahalıya patladığını biliyorsunuz.1994 yılında “sol ittifak” için çok uğraşmıştım ama ne yazık ki gıdalarını iç rekabetten alan kişilerin kör ihtirasları yüzünden bunu başaramadım. Üç sol parti yüzde 35 alarak, seçimi yüzde 24 alan Refah’a teslim etti. Ankara’da daha da vahim manzaralar oluştu. Sonuçta Cumhuriyet’in Ankara ve İstanbul’u 21. yüzyıla Refah-AKP belediyeleriyle girdi. Bu siyasi görüş on yıldır yönetimde. Bir beş yıl daha böyle gideceği konuşulmakta. Sol bu şekilde bölündükçe, Türkiye’deki çağdaş, laik, sol insanları rahatlatacak, geleceğe umutla bakmalarını sağlayacak bir alternatif ortaya çıkamıyor. AKP kadrolarının en büyük meziyeti ise; aralarındaki insani çelişkileri bir yana bırakarak “büyük amaç” için ittifak yapmaları. Siyasetçisiyle, basınıyla, iş adamıyla, aydınıyla, aralarındaki “sen-ben” kavgasını önlemeyi ve tek bir yumruk gibi görünmeyi biliyorlar. Sol ise birbirini yiyor. “Solcu solcunun kurdudur!” sözüne hak verdirir biçimde, dili dişi kilitlenerek arkadaşına, yoldaşına karşı mücadele veriyor. Adına sol denilen gazetelerin hedef tahtasında yine solcular var. Nefret kusuyorlar. Neredeyse sağın en fanatik unsurlarıyla işbirliği yapmaya hazırlar; yeter ki solcu bir arkadaşları seçilmesin, iş başına gelmesin, itibar görmesin. Bu kafayla giderse solun hali vahim. Bizim gibi “solda birlik” ilkesini savunan insanlar yıllardır söylemekten yoruldu ama bunlar ayrımcılıktan, adam yemekten, dedikodudan, tasfiyeden bıkmadılar. Diyeceksiniz ki bırak ne halleri varsa görsünler, nasıl olsa onların da sonu geliyor! İyi ama Türkiye’deki milyonlarca insanın umutsuzluğuna kim çare bulacak, kim onlara bir parça umut verecek, kim ufukta bir ışık gösterecek? Ben sol kamuoyunu hiç bu kadar umutsuz, bu kadar endişeli ve yılgın görmemiştim. Tarih, sol partilere büyük bir görev veriyor: İhtiraslardan arınma, kardeşçe el ele verme ve ilkeler uğruna mücadele etme görevi. Gelecek kuşakların, bu görevi yerine getirmeyenleri bağışlayacağını sanmıyorum.