Şu İngiltere’de ne ilginç işler oluyor. Bir Arap iş adamı Londra’ya kule dikmeye karar vermiş. Bunun için Londra Belediyesi’ni ortak ederek arsa almış. Koskoca İngiltere basını bir hafta on gün bu kuleyle ve iş adamıyla meşgul oldu. Kule inşaatı manşetlere taşındı, birçok köşe yazarı bu konu üzerine yorumlar yaptı. İnşaat girişimi Lordlar ve Avam kamaralarında bile tartışıldı. Başbakan Tony Blair işini gücünü bırakıp, Avrupa Birliği’ni bir tarafa koyup kuleyle ve Arap iş adamıyla meşgul olmaya başladı. Arap iş adamı “İngiltere’ye alış veriş kültürünü öğretmeye geldiklerini” söyledi ve alkışlandı.

Bu ilk paragrafı okurken şaşırdığınızı ve olamaz dediğinizi tahmin edebiliyorum. Haklısınız! İngiltere’de böyle bir şey olmadı. Bütün ülke Arap iş adamının inşaatının peşine takılmadı. Bazı İngilizler “Aman Araplar bize yatırım yapıyor! “diye bayram etmedi. Bütün bunlar bizde oldu. Türkiye’ye alışveriş kültürünü öğretmeye geldiklerini söyleyen Arap iş adamı yere göğe koyulamadı. Ülkenin gündemi bu iş adamına kilitlendi. Oysa altı üstü bir inşaattı işte. Bu işleri iyi bilenlerin hesabıyla taş çatlasa 150 milyon dolara çıkacak bir inşaat, öyle 500 milyon dolar falan da değil. Ülke gündemi bu 150 milyon doların peşine takıldı. Hangi ülke mi? Bankalar krizinde 40-50 milyar dolar batırmış olan bir ülke. Güneydoğu’daki çatışmalara 150 milyar dolar dökmüş bir ülke. İnsanlarını 35 yaşında emekli ettiği için, Afrika’daki açları doyuracak kadar büyük bir parayı genç emeklilere harcayan bir ülke. Nedense bunlar unutuldu da Arap iş adamının bedava arsa üzerine dikeceği iki bina, Türkiye’yi kilitledi. İngiltere’de böyle bir şey olamazdı. Çünkü baksanıza yıllardır Londra’da oturan, Harrods’ın sahibi ve dünyanın en zengin iş adamlarından biri olan El Fayed’e vatandaşlık hakkı bile vermiyorlar. Üstelik bizim kulelerin adı da Türkçe değil: Dubai Towers.Herkes buradaki Dubai adına takılıyor. Çünkü tower öz be öz Türkçe, Çağatay lehçesi. Bu yüzden onu eleştiren yok.

Biz niye böyle şaşkınız, anlayamıyorum! Basiretimiz mi bağlandı, nutkumuz mu tutuldu, oruç başımıza mı vurdu belli değil. Koskoca Türkiye iki camlı bina arasına sıkıştı. Palamut sürüsü diyorum ya, bu kez de yönümüzü bir anda Ortadoğu sermayesi rüyalarına çevirdik. Araplar gelip iki bina dikecek, Türkiye’de herkes alış veriş öğrenecek, bolluk olacak, işsizlere iş bulunacak. Buna sahiden inanan var mı acaba? Yoksa herkesi kör, alemi sersem mi sanıyorlar?