Dünya Bankası’nın YÖK konusunda ne düşündüğünü, daha doğrusu bu konuda bir düşüncesinin olup olmadığını bilmem ama Türkiye’deki yoksulluk konusundaki açıklamasını biliyorum. Başkan Yardımcısı diyor ki; “Türkiye’de yoksulluk artıyor!”Bunu zaten biliyoruz ama yetkili bir ağızdan söylenmesi de önemli.Türkiye ağır sorunlarını çözemiyor, işsizliği önleyemiyor, milyonlarca insanın yoksulluk ve açlık sınırına sürüklenmesini engelleyemiyor.Çünkü hükümetler, ülkenin temel sorunlarıyla ilgilenmiyor. Dağ gibi sorunları göğüslemek yerine, geçici makyajlar yaparak durumu idare etmeye çalışıyorlar. Sıkışınca da YÖK gibi, imam hatip gibi ideolojik konulan kaşıyıp gündemi saptırıyorlar. Bir ülke düşünün ki boğazına kadar borca batmış. İç borç, dış borç, yüksek faiz sarmalına sıkışıp kalmış. On milyondan fazla işsizi var.Milyonlarca insanı geçinemiyor, hatta açlık çekiyor. Bütün dengeleri bozulmuş, yolsuzluklarla beli bükülmüş, sosyal güvenlik kurumlan iflas etmiş bir ülke. Kimsede alım gücü kalmadığı için firmalar taksit üstüne taksit yapıyor.Televizyon ekranları durmadan taksit kampanyalarını duyuruyorlar: Bir pantolon al 12 taksitte öde, iki litre benzin al gelecek ay öde, domates al 4 taksitte öde.Bir de taksit atlatma kampanyaları çıktı. Niye yapıyor bu taksitleri firmalar? Çünkü mal satamıyorlar. Türk halkının parası bitti, hiçbir şey alamıyor artık. İleride durum belki düzelir de insanların eline para geçer diye, ödemeler aylarca sonrasına erteleniyor.Oysa böyle bir umut da görülmüyor ortalıkta. Türkiye yatırım yapamıyor ki işsizine iş bulsun; faiz sarmalından kurtulamıyor ki sağlıklı bir ekonomiye kavuşsun.Aslında 2001 krizi de yapısaldı, bugün yaşadıklarımız da. Ama bunu çok az kişi görebiliyor ya da görmek istiyor. 2001 yılında “Bu bir kriz değil, kalıcı durum. Artık Türk halkı eskisi gibi kolay para harcayamayacak, ayağını yorganına göre uzatacak, gerçek boyutlarına küçülecek” diye yazıyorduk.Bazı yazar arkadaşlar da beni moral bozmakla suçluyordu. “Livaneli gibiler moral bozmasın, halk çıkıp alışveriş yapsın. Her şey düzelecek!” diyorlardı. Çünkü makyajla her şeyin çözümlenebileceğine inanıyorlardı.Ne oldu? Şimdi taksitland’e dönüştük. Yarın “yokistan!”Yine moral bozduğumu söyleyenler çıkacak ama aslında bu işi ben değil, böyle ağır bir tablo karşısında İmam hatip kavgası çıkaran hükümet yapıyor.