Evine davet ettiği konuklarına bizzat hizmet etmek ve içkilerini hazırlamak için ısrar eden aksakallı, ak saçlı delikanlı tam 93 yaşında. Amerika'nın ve özellikle New York'un simgelerinden birisi! Onsuz New York, Broadway ve basın yaşamı düşünülemiyor bile. Ünlü karikatürist Al Hirchfeld'den söz ediyorum: Yetmiş yılı aşkın bir süredir New York Times gazetesinde çizen ve yirminci yüzyıl tarihine çizgisiyle damgasını vurmuş olan Al Hirchfeld. Bu yaşında hala çalışıyor, hala olayların içinde ve cin gibi! Kasım sonunda trenle Los Angeles'a gideceğini anlatıyor: Çünkü Al Hirschfeld üzerine hazırlanmış olan belgeselin galasına katılacak. New York'tan Los Angeles'a gitmek kolay iş değil! Trenle tam üç gün üç gece sürüyor. Al Hirchfeld bir süreden beri uçağa binemediği için gezilerini tren, otomobil ya da gemiyle yapıyor.

CUMHURİYETİMİZİN GEÇMİŞİ KADAR BİR SURE

Yetmiş yılı aşkın bir dönemi aynı gazetede çalışarak geçirmiş: Yani bizim Cumhuriyet tarihimiz kadar bir süreyi. "Bir şey söylesem inanmazsınız!" diyor. "Yetmiş yıldır New York Times ile hiç yazılı bir anlaşma yapmadık. İlişkilerimiz hep verdiğimiz sözlere dayandı. Yalnız, geçen yıl nereden çıktığını bilmediğim bir, yıllık kontrat geldi. Gençler nedense sayfalar dolusu bir kontrat yollamışlar. Güldüm ama gene de imzalayıp geri gönderdim." Arkasından daha ilginç bir itiraf geliyor: "Gazetenin sahibi Sulzberger, benim karikatürlerimden hiçbir zaman hoşlanmadı. Hiç sevmedi. Çünkü onun karikatür anlayışı farklı. Elinden gelse beni yayınlamazdı ama gazeteyi yönetenler ona hep direndiler." Hirchfeld'in doksanıncı yaş günü Amerika'da büyük bir törenle kutlanmış. Liza Minelli'nin sunduğu gecenin video kopyasını gösterdiler.

***

Al Hirchfeld'le konuşmak, ilginç bir tarih kitabı okumaya benziyor. Bir ara Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarından söz açıldı: Moskova'ya yaptığı gezileri, Kültür Bakanı Lunaçarski'yle olan arkadaşlıklarını, Eisenstein'ı, Mayerhold'u anlattı bize. Devrime sempati duyan Amerikan aydınlarının, Stalin dönemini gördükten sonra nasıl görüş değiştirdiklerini ve rejimin neden yürümediğini hikaye etti.

***

Ne yazık ki, Türkiye'ye hiç gelmemiş. Yalnız 1947 yılında gemiyle geçerken bir gün İstanbul'da konaklamışlar. Bize uzun uzun Türkiye'yi, basın yaşamını ve karikatüristleri sordu. Dilimiz döndüğünce anlattık: Türkiye'de karikatürün tuttuğu büyük yeri, klasik ustaları, bugün de karikatür sanatının milyon satan gazetelerin manşetlerine taşınan önemini vurguladık. Turhan Selçuk, Oğuz Aral, Salih Memecan, Ali Ulvi, Tan Oral ve başka ustaların çalışmalarından söz edip, albümlerini göndereceğimize söz verdik.

***

AL Hirchfeld'in evinden ayrılırken hem bu büyük sanatçıya hayranlık duyuyor hem de kendi sanatçılarının değerini bilmeyen bir toplumda yaşamamakla neler kazanmış olduğunu konuşuyorduk. Bugünkü anıtsal yaşamını ve bütün ülkede gördüğü saygıyı, sanatı en tepeye yerleştirmeyi bilen bir uygarlık seviyesinde çalışmış olmaya borçluydu. Darısı bizim, söz ve çizgi ustalarımızın başına diye düşündük!

Not: Al Hirchfeld'i evinde ziyaret edişimizin bir nedeni de 93 yaşında olmasına rağmen, 50 yaşında bir hanım arkadaşımız olan Louis Kerz'le henüz evlenmiş olması. New York Times'ın fotoğraflarla duyurduğu bu evlilik, buralarda çok konuşuluyor.