Bunca savaş, kırım, katliam görmüş olan 20. yüzyıl, demek ki Bosna vahşetini de tarihine katacakmış.
Yüzyılın ve insanlığın utancı haline dönüşen Bosna soykırımında, bazı vampirlerin hala anlamadığı bir şey var:
Bosna’da savunulması gereken şey insan onuru ve insan hayatının değeridir. Eğer bu kıyım Boşnaklar değil de Sırplar üzerine yapılsaydı, aynı şekilde onların haklarını koruyacak, onların kayıplarına gözyaşı dökecektik.
Dolayısıyla Bosna’daki Boşnakların kırılmasına göz yuman İngiltere ve Rusya, müslümanığa karşı değil, İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLİYORLAR.

***

LONDRA fiyaskosundan sonra öyle anlaşılıyor ki Sırplar daha da pervasız biçimde saldırmaya devam edecekler.
Amaçları “Büyük Sırbistan” planını uygulamak için, Bosna’yı Boşnaklardan arındırmak.
Bu durumda Bosna savaşının daha da süreceğini ve yayılacağını kestirmek kehanet olmaktan çıkıyor.
Ve bir çok ülke Bosna konusunda karşı karşıya geliyor.

***

Bu ülkelerden ikisinin konumu ilginç: Türkiye ve Yunanistan.
Yunanlılar Sırpları, Türkler Boşnakları destekliyor.
Ayrıca iki ülke arasında Suriye krizi de baş gösterdi.
Yunanistan’ın Suriye ile Türkiye karşıtı bir ittifak içine girmesi, ateşi daha da harlandırdı.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki geleneksel Kıbrıs, Ege, 12 ada sorunlarına ek olarak yeni sorunlar beliriyor.
Her iki ülke de son hızla silahlanmakta.
Bütün bunları göz önüne alarak geçenlerde “İlk kez korkuyorum!” başlıklı bir yazı yayınladım.

***

Almanya’da yaşayan gazeteci Çelik Akpınar’ın bildirdiğine göre Theodorakis de bu korkuma katılıyor, hak veriyormuş.
70. yaş günü kutlamaları çerçevesinde Almanya’ya giden Mikis Theodorakis, orada düzenlenen basın toplantısında Papandreu yönetimine çok ağır eleştiriler yöneltmiş.
Bu yönetimin Yunanistan’ı hem Avrupa’dan hem de komşularından ayrı düşürdüğünü anlatan Theodorakis, Papandreu’nun sadece Sırplarla dostluk ilişkileri kurduğunu belirtmiş.

***

Sorular bölümünde gazeteci Mehmet Barı, benim Milliyet’te o gün yayınlanan ve umutsuzluk içinde olduğumu gösteren “İlk Kez Korkuyorum” yazısından sözetmiş.
Bunun üzerine Theodorakis “Ben de Livaneli’nin korkusunu paylaşıyorum. Bosna savaşından çıkarı olan çevreler bir Türk – Yunan savaşını da körüklüyor.” cevabını vermiş.
Daha sonra bu konu enine boyuna görüşülmüş.

***

Durum bana gerçekten de ciddi görünüyor.
Türkiye ile Yunanistan hızla, geri dönülmeyecek noktaya doğru sürükleniyorlar.
İki ülkedeki demokrat, aydın, barışsever, akıllı ve çağdaş insanların bir araya gelmelerinin ve muhtemel bir Türk – Yunan savaşının her iki ülkeyi de mahvedeceği mesajını duyurmalarının tam zamanı.
Hem de soyut bir barış mesajı uğruna değil, sevda bağladıkları ülkelerine borçlarını ödemek için yapmalılar bunu.

ÖZÜR: Dünkü yazıda Heinrich Böll’ün yazdığı iki kitap, yanlışlıkla başka bir yazara maledilmiştir. Düzeltir özür dilerim.