Bir süredir İspanya’nın Toledo şehrindeydim. Avrupa Konseyi’ni temsilen, Avrupa Birliği ve Türkiye konusunu da içeren bir toplantıya katılmakla görevlendirilmiştim. Bugüne kadar gördüğüm şehirlerin hiçbirine benzemeyen ve insanı garip, karanlık bir ortaçağ atmosferine çeken Toledo’daki toplantıyla ilgili izlenimlerimi daha sonra aktaracağım. Cumartesi günü İstanbul’dan gelen patlama haberleri bir anda her şeyi değiştirdi. Toledo’nün iç içe geçmiş karmaşık bir labirenti andıran taş sokaklarında dolaşırken, inanç adına hareket ettiğini ileri süren şiddet hareketlerini düşündüm. Engizisyon’un işkenceleri altındaki Sefarad topluluğunun mahallesinde dolaştım. Toplu olarak insan yakılan meydanın yanından geçtim. Katolikler, Yahudilerin “ruhunu kurtarmak için bedenlerini yok etme” (!) yolunu seçmişti. Oradan kaçarak İstanbul’a gelen ve canını kurtaran Sefarad topluluğu, bunca barış yüzyılından sonra 2003 yılında yine bir katliamla karşılaşmıştı. Ama bu sefer; İslam adına hareket ettiğini öne süren örgütlerin şiddeti, Yahudilerle birlikte Müslümanların da canını almıştı. Yani yüzyıllardır sürüp giden saçmalık, kanlı yüzünü bu kez istanbul’da göstermişti. Terör örgütleri, “insanların ruhunu kurtarmak için bedenlerini yoketmek” yöntemini, patlayıcı dolu iki arabayla uygulamaya sokmuştu. Ajanslar bu işi El Kaide’nin yaptığını bildiriyor. Toledo günlerim ne yazık ki büyük bir üzüntü ve kaygı ile bitiyor. Türkiye’nin yeniden kanlı girdaplara sürüklenmesi olasılığı, çirkin bir leş gibi sırıtıyor önümde. Toledo kılıçlarının ve karanlık taş kiliselerin ortasında, yakılan insanlann küllerinin uçuştuğu ve feryatlarının duyulduğu izlenimine kapılıyorum. Aradan geçen bunca yüzyıla rağmen, din fanatizminin korkutucu boyutunun değişmediğini görmek içimde derin bir hayal kırıklığı yaratıyor .Toledo’dan yükselen haykırışları, dünyanın en değerli müzik geleneklerinden birine dönüştürmeyi başarmış Sefarad dostlarımın acısını hissediyorum içimde. Onlarla birlikte ölüme giden Müslümanların anılan yüreğimde usul usul bir masumiyet anıtı inşa etmeye başlıyor.