Işığa bakarak anlatıyorum; rüyamda bir telaş, bir telaş, bir telaş! Trampetler vuruyor, borular çalıyor, savaş jetleri kulakları sağır edercesine yırtıyor havayı!Meğer Türkiye Meksika’ya savaş açmış.Meksika’nın komşusu Amerika’ya demiş ki: “Ya benimle birlikte ol ya da başına gelecekleri düşün!”Amerikan hükümetini almış bir kaygı!Beyaz Saray ve Pentagon’un ışıkları sabaha kadar yanar olmuş.Karlı buzlu Washington’da siyah arabalar gidip geliyor ve içinden lacivert giysili, ciddi ifadeli bazı adamlar inip toplantı üstüne toplantı yapıyorlarmış.Hele Türkiye’den Dışişleri Müsteşar Yardımcısı falan gibi üst düzey memurlar gittiğinde ortalık birbirine giriyormuş.ABD hükümeti diyormuş ki:”Yahu biz de Hıristiyanız, Meksikalılar da Hıristiyan. İki ülke de Hazreti İsa’ya dua ediyor. Biz nasıl olur da Müslüman Türklerin Hıristiyan kanı dökmesine izin veririz. Olacak iş mi bu?”Başkan böyle dediği zaman birileri atılıyormuş hemen:”Ama efendim, ekonomimiz zaten bıçak sırtında. Türkiye bize birkaç milyar TL göndermezse çarkı çeviremeyiz.”Başka bir yetkili de diyormuş ki:”Bence Türkiye’nin dediğini yapmaktan başka çaremiz yok. Zaten Türkler gelip Kaliforniya, Teksas ve Arizona’daki havaalanlarını kendi uçaklarına göre yeniden inşa ettiler, pistleri uzattılar. Limanlarımızı kendi gemilerine göre kazıp derinliklerini artırıyorlar. Türkleri boşu boşuna kızdırmayalım.””Dedikleriniz doğru: Hadi diyelim Türk bombardıman uçakları Amerika’daki Türk üslerinden havalanıp Meksika’yı vuracak. Üç bin Türk komandosu Amerika’dan Meksika’ya girip suikastler düzenleyecek. Ama Teksas’a yerleştirmek istedikleri 80 bin Türk askerine nasıl evet deriz? Türkiye’ye Meksika’ya savaş ilan ederken, Amerika’yı mı işgal ediyor yoksa?””Yok canım. Türkiye bizim dostumuz, müttefikimiz, stratejik ortaklığımız var, hiç öyle şey yapar mı?””Yapar yapar! Ya Teksas’ta mekân tutup kalır da oradaki İspanyolca konuşan ahaliyi ayaklandırır bizden koparırsa ne olacak! Bir de bakarsın ki Kuzey Meksika’da bir hispanik ülke kurulmuş ve Kaliforniya’yı, Teksas’ı, Arizona’yı da kopanp oraya yamamışlar.””Tanrı bizi korusun!”Bu sırada maliye bakanı da söze giriyor:”Beyler bence gerçekçi olmamız lazım. Türkiye dünyanın tek süper gücü. Ona hayır dememiz mümkün değil. Amerika olsa da vuracak, olmasa da. Hiç olmazsa kendimizi pahalıya satalım.””Ne demek istiyorsun?””Türkler bize 5 milyar TL öneriyor ya, biz 30 milyar lira isteyelim.””İyi fikir! İsteyelim!””Peki Müslüman Türklerin Hıristiyan kanı dökmesi işini halka nasıl açıklayacağız?””Canım izin vermiyoruz deriz ama gizlice veririz. Olur biter.””Bence bu işin tek çaresi, Cumhuriyetçi Parti iktidarının sorumluluğu tek başına üstlenmemesi. Gelin Demokrat muhalefeti de işin içine karıştıralım. Sorumluluğa ortak edelim.””Dahiyane bir fikir sayın başkan!””Bu arada Ankara ziyareti ne oldu? Bir haber geldi mi?””Evet sayın başkan. Müjdemi isterim. Biraz önce büyükelçimiz bildirdi. Türk başbakanı sizi Ankara’da Başbakanlık Konutu’nda ağırlayacak, hatta kolunuza girecekmiş.””Yaşasın, yaşasın!” sesleri ve alkışlar! Kan ter içinde uyandım.İyi ki Meksika’ya savaş ilan etmiyoruz yahu!Yoksa zavallı Amerikalılar ne yapardı?
