Arkasında nice savaşlar bırakmış bir Osmanlı Paşası olarak Mustafa Kemal Samsun’a ayak bastığında yaşı 38. Enver Harbiye Nazırı olduğunda yaşı 29. Bülent Ecevit Çalışma Bakanı olduğunda yaşı 36, CHP Genel Başkanı olduğu zaman yaşı 47.Süleyman Demirel başbakan olduğu zaman yaşı 41.Deniz Baykal bakan olduğu zaman yaşı 36.Adnan Menderes, 51.

Bir de bugüne bakın:Siyasi aktörlerden Deniz Baykal 69 yaşında.Rahşan Ecevit 83.Süleyman Demirel 82.Mehmet Ağar 55.Tayyip Erdoğan 52.Meclis Başkanı 58.Demek ki siyaset gençliğe fırsat vermiyor, gençlerin yükselmesine olanak tanımıyor.Bu yüzden Türkiye’de siyaset yapmak isteyen gençlerin önü tıkalı.

Oysa gençlik heyecan, risk alma ve yüreğinde dünyayı değiştirme cesaretini taşıma dönemidir.Genç insanların düşleri vardır, topluma ve düzene kafa tutma cesaretine sahiptirler.Yaşlılar yorgundur, hayatları ihanetlerle, hayal kırıklıklarıyla, kronikleşen düşmanlıklarla ve umutsuzlukla örselenmiştir, üşenirler.Dünyanın değiştirilmesi gereğine ya da değiştirilebileceğine pek inanmazlar.Böyle girişimler karşısında acı acı güler ve “Bunlar hayal!” derler.Oysa her şey hayalle başlar.Büyük düşleri ve delice cesaretleri olmayan insanlar, toplumsal dönüşümleri sağlayamazlar.Durum siyasette böyle de basında, sanatta farklı mı? Genç (!) yazarlar, genç müzisyenler, genç başbakanlar ellili yaşlarını sürüyor. Üç beş seneye kadar hepsi 60 yaşına gelecek.Köşe yazarlarında yaş ortalaması daha da yüksek.CHP’nin toplantılarında saçı ağarmamış insan bulabilmek neredeyse olanaksız.

Türkiye yaşlanıyor.Generalleri emekli olmadığı için hiçbir subayın bu mertebeye yükselme şansı kalmadığı bir orduya benzemeye başladık.Yaşlılar koltuklarına sıkı sıkı yapışmış.Küçük iktidar biçimlerini en etkili anti-aging olarak kullanma yarışındalar.Hasta yatağındaki Bülent Ecevit’e bağlanan umutlar biraz da bunun göstergesi değil mi?Bu ülkede 35 yaşında bir başbakan, 40 yaşında bir cumhurbaşkanı hayal bile edilemez.Osmanlılar bu duruma hırs-ı piri adını takmıştı.Yani yaşlı hırsı.Genç bir nüfusa sahip olan Türkiye giderek bir yaşlılar ülkesine dönüşüyor.Not: “Peki senin de saçların beyazlamadı mı?” diye mesaj gönderecek okurlara şimdiden cevap veriyor ve diyorum ki; evet ama ben bunun bilincindeyim. Bugüne kadar iyi kötü sürdürdüğüm her alanda gençlere yer açmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Yani bir çeşit devir teslim dönemi. Yüreğimde hiçbir ihtiras yok.