GEZİP dolaştığım yabancı ülkelerde, otel odalarındaki televizyonları izler ve o ülkenin yaşamı hakkında izlenimler edinmeye çalışırım.

Son yıllardaki uydu ve kablo uygulamaları birçok yabancı kanalı evimize taşıdı.

Bütün televizyonlarda **talk - show** denilen sohbet programları gündemde.

Bunların içinde de, sinema ve ses yıldızlarıyla yapılanlar büyük ilgi görüyor.

**NBC** televizyonunda **Jay Leno**'nun "**Tonight Show**"u birçok programcımıza ilham kaynağı oluyor herhalde.

Sahne düzenlemelerini, duruşları, şakaları Jay Leno'ya benzetmek için uğraş verildiği gözleniyor.

Ama bizdeki programlarla Jay Leno tarzı showlar arasında çok büyük bir fark var.

Temel bir ayrım bu.

Oradakiler kendi işlerinden söz ediyor, bol bol gülüyorlar.

Bizdeki gösterilerin amacı ise insanları birbirine düşürmek.

Daha doğrusu zaten birbirine düşmüş olan insanları ekranda sergilemek.

Ana haber bültenlerine de sıçrayan, insan tokuşturma merakından söz ediyorum.

O ona onu demiş, bu buna şunu demiş.

O ötekine haddini bildirirmiş, falan filan!

Bir sürü zırva!

Dünyanın aldırmadığı bir ülkenin, uluslararası değerlendirmeler dışında kalan eğlence insanları her gece birbirine veryansın ediyor.

Ne Güneydoğu'da dökülen kan ilgilendiriyor onları, ne kitlelerin yoksullaşması, ne göç dalgaları, ne enflasyonla, savaşla boğuşa boğuşa, değerlerini yitirme noktasına gelen, temelleri sarsılan toplum yapımız.

İster istemez **Orhan Veli**'nin ünlü dizelerini hatırlıyor insan:

"Bir elinde cımbız,
bir elinde ayna
umurunda mı dünya?"

***

JAY Leno'nun programına çıkanlara bakıyorsunuz: Hepsi dünyanın tanıdığı insanlar: **Hollywood** starları, milyonlarca hayranı olan müzisyenler...

Hiçbiri dedikodu yapmıyor, başkalarını karalamıyor.

İşinde yaşadığı sıkıntıları, ihanetleri, öfkeleri, kıskançlıkları ekrana taşımıyor.

En azından böyle ilkel duyguları dizginleme, göstermeme terbiyesine sahip.

Bizdeki gibi, "**Ulan ben o şerefsize gösteririm!**", "**Benim sayemde ekmek yediği günleri unutmasın!**", "**O benim kadınımsa, kadınlığını bilsin!**" "**muhabbetlerine**" rastlanmıyor.

Nereden nereye düştük ve kimbilir daha nereye kadar düşeceğiz?

***

ARTIK Türkiye'yi tanımakta zorluk çekiyorum.

Benim bildiğim, içinde yetiştiğim ülke değil bu!

Bir zamanlar bu ülkede de terbiye, nezaket, vicdan, efendilik, şeref, olgunluk gibi kavramlar vardı.

Şimdi zilini, kalemini, mevkiini ya da silahını kapıp ortalığa fırlayanlar, bu kavramlara sahip insanları sindirip köşelerine kaçırıyorlar.

Meydan şirretlere kaldı!

E mail: livaneli@milliyet.com.tr