YAKLAŞMAKTA olan Irak savaşı hep uluslararası strateji ve siyasi sonuçlar açısından değerlendiriliyor.
Oysa bu savaşın bir de insani maliyeti olacak.
Yüzyıllar boyunca savaşın, kırımı acılarını yaşamış olan Irak halkı, yine evlatlarını yitirecek.
Gökyüzünden yağan cehennem bombalarından korunmaya çalışan analar, cephedeki çocukları için kanlı yaş dökecek.
Aynı şey, çocuklarını Irak çöllerine gönderen Amerikalı aileler için de söz konusu.
Çünkü savaşa onlar karar vermiyor.
Haberleri kaygıyla izleyecek ve Pentagon'dan gelecek olan her zarfı içleri titreyerek açacaklar.
Onları ne petrol rezervleri ilgilendirecek ne de siyasi dengeler.
Iraklı ve Amerikalı aileler gözbebekleri çocuklarının sağ salim eve dönmesinden başka birşey düşünemeyecekler.

***

BİZDE de durum böyle değil mi?
Yıllardır sürüp giden Güneydoğu savaşı, kimbilir kaç ailenin ocağına ateş düşürdü?
Komutanının "Ne istiyorsun?" sorusunu, "Gözlerimi istiyorum!" diye yanıtlayan gazinin yürek yakan trajedisi neyle ölçülebilir?

***

BİZ savaş acılarını en iyi bilen halklardan biriyiz.
Cephelerde kırılan fidan gibi gençlerin acısı yüzyıllardır dinmedi.
Bunun en iyi tanığı yürek yakan ağıtlar!
Çaresiz kalan halk acısını ağıtlara dökmüş.
Bugün herkesin dilinde olan Yemen türküsü kimbilir hangi acılı ananın bağrından çıktı?

***

YEMEN sadece Anadolu'yu yakmamış.
Balkan Türkleri de bu felaketten nasiplerini almışlar.
Yeni plakta, sevgili Şükriye Tutkun'la birlikte Nimetullah Hafız'ın Yemen türküsünü seslendirirken hep bunları düşündüm. (Zaten bu yazıyı da stüdyodan yazıyorum ve yüreğim bu az bilinen türkünün acısıyla dolu.)
Türküdeki kadın yalvarıyor:
"Gitme Yemen'e Yemen'e / Yemen sıcak da yanamam / Kalk borusu erken çalar / Sen küçüksün uyanaman"
Bırakın savaşta şarapnelle paramparça olmayı, oğlunun ya da eşinin kalk borusuyla erken kalkmasına bile dayanamayan bir kadın yüreğinin titreşimleri bunlar.
Türküler olmasaydı bu acıları bilemeyecektik.
Çağlara tanıklık eden şey, ne haberler ne de siyasi raporlar.
İnsan gerçeğine ancak türkülerle ulaşabiliyorsunuz.
Kimbilir Irak savaşında da ne ağıtlar yakılıyordur?