80’li yıllarda bir ara Stuttgart’da Lizststrasse’de oturmuştum. Karanlık günlerdi. Türkiye’den kötü haberler geliyordu. Alman kentlerinin merkez istasyonlarında satılan Türk gazeteleri, yan tutsanız kan akacak kadar zulüm ve şiddet haberlerine gömülmüştü. Binlerce yurttaşın canına kıyan kanlı iç savaş, tarafsız, soğukkanlı ve geleceği düşünen dikkatli kişiler eliyle bastırılmıyor, tam tersine yeni kan davalarına yol açacak ve toplumu on yıllarca sarsacak yanlış uygulamalar yapılıyordu. Belki iyi niyetliydiler ama "cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla döşeli olduğu" gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyordu. Türkiye'ye dönmek istiyorduk. Bizim için vatandan kopuş yoktu. Dünyanın cennet köşelerinde bile olsak, yüreğimiz Türkiye ile birlikte çarpacaktı. Mayamız, kökümüz, varoluşumuz buydu.

***

Ne var ki ülke hiç düzelmeyecek gibiydi. Onca ölüm kalım arasında, nasıl olup da dirliğe düzenliğe çıkacaktık. Bu hale gelmiş bir ülke nasıl düzelirdi? Günlerce, beynimi burgu gibi oyan bu düşüncelerle boğuştum. Sonra tarihi, Türkiye'nin başına örülmüş çorapları, ayaklanmaları, İstanbul'da kanın gövdeyi götürdüğü günleri, Kurtuluş Savaşı öncesinin yoksulluğunu hatırladım ve kendi kendime güç vermek için bir şarkı yazmaya koyuldum. Önce sözleri yazmak için bir kâğıt çektim önüme: Nasıl başlarsa fırtına Öyle diner birden bire Bir ışık parlar yeniden, Karanlıklar arasından Umudu kesme yurdundan

***

Birinci bölüm çıkmıştı işte. Sözleri, hicaz makamında bir melodiye dönüştürdükten sonra ikinci bölüm de sökün etti: Şah damarı vurulsa da Dört bir yandan sarılsa da Işık yener karanlığı Bak çocukların gözlerine Umudu kesme yurdundan

***

Şarkıyı tekrarladıkça, içimdeki düğüm biraz olsun çözülüyor ve bir ferahlık yayılıyordu: Kara kışın buzu bile Sürmedi sonsuza kadar Bahara döndü sonunda Filiz sürdü kar altından Umudu kesme yurdundan

Bu şarkı beni 1980'lerde kurtarmıştı. Bugünlerde yine dilimde. Konserlerde, plaklarda söyleyip duruyorum. Size değil, kendime güç vermek için. Ve içten içe, derinlerde bir yerde, Türkiye' ye inandığımı ve umudu kesmediğimi hissediyorum.