Gelen okuyucu mesajlarından anlıyorum ki son günlerde esmeye başlayan “temiz toplum” rüzgârı birçok insanın yüreğini kabartmış.”Acaba bu sefer bir şeyler değişir mi?” sorusu, çekingen bir umut tomurcuğu gibi uç vermeye başlamış.Ama değim gibi hayli çekingen, hayli ürkek bir tomurcuk bu. Çiçek açmaya korkuyor.Çünkü bundan önce çiçek açar gibi olduğunda öyle çok zemheri ayazı yedi ki…Bu toplumun son yıllan hep umutlanmakla, sokaklara çıkmakla, kampanyalara katılmakla, ışık söndürmekle geçti. Her seferinde “Belki şimdi!” dendi ama bu eylemlerin hepsi hüsranla sonuçlandı.Türkiye’nin dürüst ve uygar insanları onca çabalarına rağmen hırsızlığın, yolsuzluğun, kabalığın, cehaletin sırtını yere getiremediler.Şimdi ortalıkta ürkek bir umut var.Acaba bu kez, Meclis’teki Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nun çabalan sonuca ulaşır mı?Acaba kendilerini yasalarla koruma altına almış olan siyasiler yüce divana gider mi?Acaba bu kez yapanın yanına kâr kalmaz mı?Acaba bu kez adalet yerini bulur mu?İnsanoğlu bu!Umutlanmadan edemiyor.Nazım’ın dediği gibi: “Umutsuz yaşanmıyor!”Umutsuzluk yaşama ve doğaya aykırı.Ama yine de o körolası korku yerleşmiş bir kere içimize.İçimizdeki münafık ses: “Boşuna umutlanma!” diyor. “Göreceksin bu kez de bir şey çıkmayacak. Yolsuzluk olayları gazetelerde birkaç gün toplumu çalkalayacak. Sonra her şey yine sessizliğe gömülüp gidecek. Rüşvetler, baskılar, şantajlar devreye girecek.”Eğer sonuç hüsran olursa inanın ki bu ülkede kimse buna şaşırmaz.”Zaten başka bir şey beklenemezdi. Böyle olacağı belliydi. Burası Türkiye!” derler.İşte en tehlikeli, en zehirli duygu da bu.İnsanın ülkesine duyduğu güven sarsılınca, her şey temelden bozulmaya, çürümüye başlıyor.Çalışma yaşamının, siyasetin, insan ilişkilerinin temeli ülkeye duyacağınız güven.Okurlardan gelen mesajlar işte bu duygulan, bu heyecanı ve bu korkuyu yansıtıyor.Ben de korkuyorum.Ama bir yandan da biliyorum ki Türkiye artık böyle devam edemez.Ya yolsuzluk yapanlardan hesap soracak ya da kendi varlığı tehlikeye girecek.Ben yine de umutluyum.Büyük hayal kırıklıklarını göze alıyorum ve diyorum ki “Yolsuzluk yapanların bir bölümü için hesap günü geldi!”Ya ötekiler mi diyorsunuz?Eğer Türkiye dürüst bir çizgiye girerse, inanın onların da sırası gelir.
