Geçen gün bir arkadaşım “Türkiye’nin en büyük sermayesi halkın unutkanlığı!” dedi. Haklıydı. Meşhur sözdür: “Türk halkının hafızası on beş günlüktür” denilir; ben bu kadar olduğuna bile inanmıyorum. Bizim ne hafızamız var, ne iyiyi kötüden ayırabilme yeteneğimiz, ne de hesap sorma geleneğimiz. Başımızı kuma sokar, hayatta kalma mücadelesi içinde sürüklenir gideriz. Bu arada dertlerimizi unutmak için de bol bol göbek atar, adinin bayağısı magazin eğlencelerinde ruhumuzu aşağılarız. Çok mu ağır kaçtı? Belki… Ama inanın, gerçek bundan da ağır. Geçen hükümet, dünyanın en adaletsiz, en insafsız af yasasını çıkardı. Irz düşmanlarını, katilleri, sadistleri salıverdi. Araştırmalara göre bunların yarısı tekrar suç işleyip cezaevine döndüler. Bu acıları kim hatırlıyor? Irak’taki işkence fotoğraflarını görünce “Vah vah!” diyoruz; Türkiye’deki işkenceleri, Manisalı gençleri, işkence can verenleri hatırlayan var mı? Ya 17 bin faili meçhul cinayeti? Meclis komisyonunun raporlarını hatırlıyor musunuz? Ya Susurluk? Sahi neydi o? Ayranıyla meşhur bir ilçe mi? Bir de yakılıp söndürülen ışıklar vardı hani. Onlar da elektrik tasarrufu için mi yapılıyordu ne! Saçını kadın başbakan modeli kestirenler, neredesiniz? Kendini Tansu ayakkabısı modasına kaptıranlar; bugün hangi modayla meşgul oluyorsunuz acaba? İki hafta önce babasının öldürdüğü genç kızın adını hatırlayanınız var mı? Ya ondan önceki olayı. Hani hep manşetlerdeydi bu isim! Ayrıca adına yolsuzluk dedikleri bazı olaylar vardı; hatırlıyor musunuz? Meclis koltuklarından Çankaya’ya, Türk Dil Kurumu’ndan kamu bankalarına, medyadan sosyal sigortalara kadar Türkiye’yi bir ahtapot ağı gibi sarmış yolsuzluklar. Bunlar ne oldu?Ya şimdiki hükümet? Bunlar için kısa süre önce gazeteler neler yazıyorlardı:Şıkları veriyorum:A) Reformcu B) Ümmetçi C) Atatürkçü D) Şeriatçı Bilene en göz alıcı pembe renkte iç-dış tesettür seti verilecektir. “Türkiye’deki iş bilir çevrelerin en büyük sermayesi halkın unutkanlığıdır. “Doğru .Ama biz yarın bu sözü de unuturuz. İyisi mi; rahmetli Metin Toker’in bir sözüyle bitirelim yazıyı: “Burada Türkler yaşar ve onlar da Türk gibi yaşarlar.”