Siyasete ilişkin anketler büyük ilgi görüyor.Çeşitli araştırma sonuçları gazetelere sık sık manşet oluyor.Yarın seçim olsa hangi parti kazanır; kim, yüzde kaç alır; kararsızlar dağıtılınca sonuç ne olur?Arkasından gelsin bir tartışma.Bu anketi kim yapmış, kimin için yapmış, hangi yöntemleri kullanmış, doğru modelleme yapılmış mı gibi soruların hiçbir önemi yoktur.Bakarsınız bir araştırmada x partisinin oyu yüzde 7 çıkar, ötekinde yüzde 15.Çünkü Türkiye’de her işimizde olduğu gibi bu konuda da kantarın topuzunu kaçırdık.Anket kavramını istismar ettik.Birkaç ciddi kuruluş hariç herkes “At sahibine göre kişner!” sözü gereğince, kimden para alırsa ona göre sonuç çıkarıyor.Açık söyleyeyim; ben bu anketlere inanmıyorum.Çünkü hepsi iyi niyetli olsa bile seçimlere daha bir yıldan fazla zaman var.O güne kadar daha köprülerin altından ne sular akar, neler değişir.Büyük bir gerçeklik anlatan “Kim öle kim kala sözü” bile yapılan tahminlerden daha doğrudur.Ama siyasetin yapısı gereği bu anketler sıklaşarak yapılmaya devam edecek ve parayı veren her parti kendine göre bir sonuç çıkaracak.Türkiye’nin siyasi hayatı böyle yürüyor.Yıllar önce bir anket şirketi, bir siyasi parti başkanına anket sonuçlarını vermiş. Sonuca göre parti yüzde 21 görünüyor.Şirketin yöneticisi akşam televizyonda bir de bakmış ki o siyasetçi kürsüye çıkmış, elindeki araştırma sonucunu sallayarak “İşte bakın, araştırma sonucu elimde. Yüzde 42 alıyoruz” diye bağırmakta.Hemen o lidere telefon etmiş “Efendim bir yanlışlık olmasın. Elinizdeki kağıtta sonuç yüzde 21 yazıyor” diyecek olmuş.Lider hemen sözünü kesmiş anketçinin: “Herkes kendi işini yapsın kardeşim!” Doğru ya, onun görevi anket yapmak. Ötekinin görevi de allayıp pullayıp bunu satmak.

Size önümüzdeki seçimin kesin sonucunu vermemi ister misiniz?Peki öyleyse, buyurun kesin sonuç.Meclise giren partiler trilyonlarca hazine yardımını cebe indirecek, siyasetçiler ve yandaşları yine küpünü doldurmaya devam edecek, sanki ciddi bir kapışma varmış gibi arada bir yine ağız dalaşları yapılacak ama el altından her türlü menfaat anlaşması kabul edilecek.Bunun sonucunda asgari ücret yine insan haysiyetine yakışmayacak düzeyde kalacak, halk yine sürünecek, devlet saltanatı yine devam edecek.İşte kesin sonuç budur!Bundan hiç kuşkum yok. Çünkü bizimki gibi göstermelik demokrasilerde ve vergisinin nereye harcandığının hesabını soramayan vatandaşlar ülkesinde, siyasi partiler Karun kadar zengin, halk fakirdir.Bu kural değişmez.

Bayramınız kutlu olsun.