Uzun süren seçim gerginliği sona eriyor. Bu akşam herkesin saçı ak mı kara mı önüne dökülecek. Sonuçlarla ilgili benim de tahminlerim var elbette ama hem bunları belirtmek yasak hem de tahmine dayalı yazılar yazmak istemiyorum. Ama Türkiye’yle ilgili bazı temennilerim, dileklerim, özlemlerim var. Dileklerim şunlar:1. Meydanlara egemen olan öfkeli, kırıcı, halkı birbirine düşürücü üslubun 12 Haziran’dan itibaren geçmişte kalması, 2. Yeni dönemde ülkenin giderek ağırlaşan sorunlarına sadece ve sadece TBMM’de çare aranması,3. Meclis’teki parti başkanlarının, temel ulusal sorunları el ele vererek çözme kararlılığında olması, kavga yerine işbirliğini, müzakereyi tercih etmesi, 4. İktidarın, muhalefetin sesine kulak vermesi, muhalefetin iktidarı iyiye ve doğruya yönlendirme çabası içinde olması, 5. Ülkeyi kasıp kavurmaya başlayan ‘kutuplaşma’ olgusunun, iç savaş boyutuna sürüklenmemesi için herkesin aklını başına toplaması, 6. Kimse kimseyi yok edemeyeceğine göre, karşılıklı saygı-sevgi ve anlayışa dayalı bir barış ortamının yaratılması, 7. Barış ortamı için temel şart olan barış dilinin medyaya ve siyasete egemen olması, 8. Medyanın öfkeli, acımasız ve bazı kesimleri düşman gibi gören, ötekileştirici, düşmanlık dolu, öfkeli üsluptan vazgeçmesi, 9. Türkiye’nin Avrupa Birliği idealleri yönünde kararlı bir biçimde ilerlemesi,10. İnsanların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması, 11. Kitapların, şiirlerin, heykellerin suç aleti gibi görülmesinden vazgeçilmesi, 12. Yargının adil olması, yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi, 13. “Hepimiz kardeşiz” sloganının öne çıkması. Umarım yukarıda sıraladıklarımın hiç olmazsa bazı maddeleri gerçekleşir.
