GEÇEN hafta hemen her gün, sahne, ses ve ekran yıldızlarının ödediği vergilerle ilgili haberler okuduk.
200 milyara yakın vergi ödeyenler var içlerinde.
Vergi ödememekle suçladıkları bir hanım bile, 78 milyar lira ödediğini açıklıyor.
Kimsenin günahı alınmaz ama eğlence dünyasının kurallarını bilenler, ödenen bu kadarla kimbilir gösterilmeyen kazanç ne kadardır diye düşünmeden edemiyor.
Türkiye için yeni bir durum bu.

Eskiden ses sanatçıları böyle yüksek vergiler ödeyemezlerdi. Çünkü büyük para kazanma olanakları yoktu.
Şimdi özel uçaklara, yalılara, gayrimenkul krallıklarına sahip olan yıldızlar ortaya çıktı.

★★★
TÜRKİYE'nin ses hafızasında silinmez izler bırakan bestecileri ve yorumcuları düşünüyo-rum.
Mesela Münir Nurettin Selçuk hiç böyle paralar kazanamadı.
Oğlu Timur da öyle!
Milyonların gönlüne "uzun, ince bir yol" döşeyen Aşık Veysel kıt kanaat geçindi ve yoksul bir adam olarak öldü.
Bülbülleri kıskandıran Hafız Burhan hiç zengin olmadı.
Unutulmaz eserlere imza atan Selahattin Pınar, Saadettin Kaynak gibi besteciler de öyle...
Ruhi Su, ömrünün son gününe kadar, geçinebilmek için çalışmak zorunda kaldı.
Bu listeye, benim hayatımın da sıkıntı içinde geçtiğini eklememe izin verin lütfen.

★★★
PEKİ, şimdi nasıl oluyor da gencecik hanım kızlar ve arabesk sanatçısı beyler, holdingleri kıskandıracak servetlere kavuşuyorlar?
Bunun cevabı basit!
Parasını halkın ödediği sanatçılar yoksul kalıyor.
Zenginlerin para ödediği yıldızlar ise, servete kavuşuyor.
Çünkü bizim ülkemizde halk yoksul; zengin sınıf ise alabildiğine zengin.
Siz halka seslenen bir sanatçı iseniz, öğrenci, memur, emekli, işçi dinliyorsa sizi, kasetini alacak parayı bile zor ayırır kesesinden.
Oysa İstanbul'un zenginleri, her davetlerine bir şarkıcı getirip 50 bin, 75 bin, bazen de 100 bin doları cebine koyarlar.
Bunlara müzik aleminde "ekstra" denilir.
Tanınmış yıldızların, bir gecede birkaç "ekstra"ya gitmesi, yani dolarların havada uçuştuğu birkaç düğün ve davette şarkı söylemesi şaşırtıcı bir şey değildir.
Böylece şarkıcı ya da türkücü, bir gecede, 50 milyardan fazla para kazanabilir.
Bir de bunun bütün bir yıl sürdüğünü düşünün.

★★★
BU gelirlere, şirketlerin reklam için ödediği paraları ve televizyon şovlarından kazanılanları eklediğinizde ortaya muazzam bir servet çıkar.
Ama dediğim gibi, bu paraları halk değil zenginler öder.
Halkın, sevdiği sanatçılara bu parayı ödeme gücü yoktur zaten.
Onlar ya ücretsiz halk konserine giderler sevdikleri sanatçıyı dinlemek için, ya güç bela bir kaset alır ya da arkadaşlarından kaset kopya ederler.

★★★
BUNLARDAN hangisi iyi derseniz bilemem.
Bu bir tercih sorunudur.
Kimi Aşık Veysel gibi bir halkın tarihine yazılmak ister, kimi de yurt dışında villa almak, holding patronu gibi yaşamak...

E mail: livaneli@milliyet.com.tr