ORDUNUN toplumdaki itibarı ve güvenilirliği giderek artıyor.
Refahyol döneminde gösterdiği kararlı tutum zaten orduyu en çok güvenilen kurumların başına yerleştirmişti.
Şemdin Sakık'ın Türkiye'ye getirilmesiyle bu güven ve itibar pekişmiş oldu.
Sivil kadroların bu operasyonu, yurttaşla aynı anda öğrenmeleri kolay kolay yutulacak bir lokma değil. Vaziyeti idare etme demeçlerine aldırmayın.
Mesela Amerikan ordusunun, Saddam'ın yardımcısıyla ilgili bir kaçırma operasyonunu Başkan Clinton'a haber vermeden yapabileceğini aklınız alıyor mu?
Durum açıkça ortada!
Siyasetten ve parlamentodan umudunu yitirmekte olan halk kitleleri, orduyu sığınacak ve güven duyulacak tek kurum olarak görüyor.
***
BU durumun giderek orduyu da rahatsız edecek bir konuma doğru gelmesinden kaygı duyanlar var.
Çünkü komuta kademesinin, ülkeyi yönetmek ihtirası içine girdiğini sanmıyorum.
İstikrarlı hükümetlerin ve düzgün siyasi yapılanmaların, Türkiye'nin sorunlarını siyasetle ve diplomasiyle çözmesi, orduyu da rahatlatır.
Hiçbir ordu siyasetin içine çekilmekten ve ülkede güven duyulan tek kurum olmaktan hoşlanmaz.
Çünkü bu durum onların omuzlarına, taşıyamayacakları kadar ağır bir yük bindirir.
***
NE var ki, eğer bu düzen devam eder, siyasi kadroların büyük bölümü birbiriyle düşman orduları gibi savaşmayı sürdürür ve siyasi çıkarından başka hiçbir şey düşünmezse, ordunun rejim içindeki ağırlığı daha da artacak.
Çünkü halkın orduya duyduğu güven, yavaş yavaş siyasetin yarattığı boşluğu doldurmaya başlayacak.
***
ORDU bugün kendisini “Türkiye'ye sahip çıkmak” zorunda hissediyor.
Halk da bu sorumluluğu orduya devretmeye hazır gibi.
Bir demokratik rejim için en büyük tehlike de bu.
Ve tek çözümü, sivil siyasi kadroların bir an önce akıllarını başlarına toplamaları ve siyasetin sadece kişisel ikbal ve yandaşlarına ulufe dağıtmaktan ibaret olmadığını anlamaları.
Türkiye'nin ihtiraslı siyasilere değil, devlet adamlarına ihtiyacı var.
Devlet adamları, Türkiye'nin bozulan siyasi dengelerini yerli yerine oturtabilir.
Sorunlara kişi ya da parti gözlüğünün çok ötesinde bakabilen, ülkenin stratejik çıkarlarını ön plana alan devlet adamları, orduyu da rahatlatacak ve onun asli görevine dönmesine yardımcı olacaktır.
Yoksa herkesin işi zor!
