301. madde elbette önemli ama daha da önemlisi zihniyet. Devletle yurttaş arasındaki anlaşmazlıkta kesin olarak devleti kollayıp, yurttaşı perişan etme anlayışı egemen olmayı sürdürdükçe 301’i değiştirseniz yerine bir başka madde mutlaka getirilir. Yani kafaların içi, kara kaplı kitapların sayfalarından daha önemli. Dünyanın her köşesinde adaleti simgeleyen kadın heykellerinin gözü bağlıdır biliyorsunuz. Bu simge, adalet dağıtırken tarafların kimliğini görmemeyi, bilmemeyi ve böylece saf adaletin uygulanması ilkesini gösterir. Yargıç o kimdir, bu kimdir diye sormadan haklıyı haksızdan ayırmayı bilmelidir. Ama ne yazık ki bizim bir kısım yargıçlarımızın gözü bağlı değil, açık. Hatta gereğinden fazla açık. Belki de şöyle desek daha doğru, gözlerini kapatan bağ biraz sıyrıldığı için tek göz açıkta, öteki göz kapalı.

Yasanın haksız tutumuna bir örnek de o haksız ve vicdansız af yasası değil miydi? Hiç utanmadan yurttaşın yurttaşa karşı işlediği suçların cezalarında indirime gittiler ama yurttaşın devlete karşı işlediği (varsayılan) suçları af kapsamı dışında tuttular. Böylece duvara slogan yazan öğrenci içerde kaldı, annesinin gözü önünde kızına tecavüz edip hunharca öldüren katiller serbest bırakıldı. Vicdanları ve adalet duygusunu böylesine yaralayan bir af yasası herhalde diktatörlükle idare edilen ülkelerde bile çıkmamıştır. Ama keşke bu tek bir örnek olsaydı. Değil; polis örgütümüz de adalet mensuplarımız da önyargılarla dolu. Baksanıza Trabzon emniyetine Dink cinayeti ihbar edilmiş ama hiçbir önlem alınmamış. Bir ülkenin temeline dinamit koymaktan farksız bir tutum.

Zaten ben oldum olası Türkiye’deki adalet anlayışını kavrayamadım. Cumhuriyet yasalarımızı Avrupa’dan almışız ama zihniyetimiz ters olduğu için bambaşka bir uygulama içine girmişiz. Mesela Fransa’da Boulogne ormanını kesip ev yapamazsınız ama şiir yazabilirsiniz. Türkiye’de ise ormanı kesip ev yapmak saygıdeğer bir davranış olarak görülür (çünkü bizzat Başbakan da yapmıştır bunu ve İstanbul’un yüzde 70’i kaçaktır) ama şiir yazan insanın hayatı karartılır. Küçük bir kızı, tecavüz edip boğan hayvan serbest bırakılır ama defterine “Bağımsız Türkiye” sloganı yazan çocuk hapislerde süründürülür. Bu zihniyet değişmedikçe 301 gider, 3002 gelir, o da değişirse, 4002 gelir. Allah’ın sayısı mı tükenir bu memlekette.