Her seçimden bir ders çıkarılır. 10 Temmuz seçim sonuçlarının ilk göstergeleri de şöyle sıralanabilir: 1. İki turlu seçimin erdemi… Siyasetçiler her ne kadar medyanın etkisine bağlasalar da iki turlu seçim, seçmen tarafından sağduyuyla uygulandı ve seçim sonuçlarında büyük gruplaşmalar oluşmaya başladı. Eğer üç ilçe yerel seçimindeki sonuçları Türkiye geneline yayarsanız, önümüzdeki yıllarda iki turlu bir seçim yapılmasının Türkiye’yi güçlü iktidar ve güçlü muhalefet eksenine oturtacağı söylenebilir.
2.Mesut Yılmaz’ın kurtuluşu… ANAP’ın Fatih’i REFAH Partisi’nden geri alması ve Beykoz’da oylarını önemli ölçüde artırması, ANAP’I tekrar güçlü bir muhalefet partisi konumuna soktu ve Mesut Yılmaz’ın genel başkanlığı konusunda açılan tartışmaları bir süre için sona erdirdi. Böylece, bir süredir bazı holdinglerin, İlhan Kesici’yi Mesut Yılmaz’ın yerine geçirme planları sekteye uğradı.
3. Türkiye’deki kutuplaşma… 10 Temmuz seçimlerinin gösterdiği bir başka olgu da Türkiye’nin gittikçe laik/anti-laik kutuplaşmasına doğru kaydığı. Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden hemen bir gün sonra birkaç seri yazıda dikkat çekmeye çalıştığım ve o günden beri de işlediğim bu tehlike ne yazık ki gelip kapımıza dayandı.
4. Solun hezimeti… 10 Temmuz seçimlerinde sol büyük bir darbe yemiş ve neredeyse yok olmanın eşiğine gelmiştir. Geçen yıldan beri birçok yazarla birlikte gösterdiğimiz tehlike gerçekleşmiş ve birbirini yiyen üç partinin üçü de marjinal parti olmuştur. (Benim 27 Mart seçimlerindeki çıkışım, işte bu hezimeti önleme çabasına dayanıyordu. Gerçekten de önledik ama korkunun ecele faydası yok. Çünkü yüzde 21’e dayanan oylar, üç ay içinde yüzde 5-6’lara kadar düştü.)
5. REFAH’ın büyümeye devam etmesi… REFAH Partisi’nin Fatih’i geri vermesi bir ölçüde, bu partinin yenilgisi olarak adlandırılabilir. Ne var ki REFAH Partisi’nin her üç ilçede de oylarını artırdığı bir gerçek. Buna bir de geçen hafta kazandıkları Nevşehir’i eklerseniz, REFAH Partisi’nin büyümeye devam ettiği sonucuna varırsınız.
6. Partilerdeki ödünç oyların artması… Seçmenin sağduyusuyla ve bazı parti kararlarıyla yönlendirilen oylar, seçim ittifakları oluşmasını sağlıyor. Özellikle ANAP’ın aldığı oyların içinde MHP, SHP ve DYP ödünç oyları görmezden gelinemez.
Bu sonuçlar herkesin şapkasını önüne koyup, durumu yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Umarız sol da, kasketini önüne koyup biraz olsun düşünür.
