LONDRA-The Times gazetesinin uzmanları 1994 yılı için bir rapor hazırlamışlar. İnsan bu raporu ve tahminleri okuyunca dünyanın belli bölgeleri için umuda ama ne yazıkki Türkiye için bir karamsarlığa kapılıyor. Uzmanlara göre 1994’te, uzun zamandır dünyayı uğraştıran bazı çelişkilerin çözüldüğünü görme mutluluğuna erişececeğiz. 1994 Nisan ayında beyazların ve zencilerin birlikte oy kullanacağı seçimlerden sonra, Afrika Ulusal Kongresi’nin ağırlığını hissettirdiği bir hükümet iş başına gelecek ve böylece Güney Afrika’nın yeniden doğuşu gerçekleşecek. Uzmanlar ayrıca bu yıl, Bosna’ya da hangi biçimde olursa olsun bir barış geleceği tahminini yapıyorlar. İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü hassas bir denge üzerinde görüşmelerini sürdürecek. 1994 yılında Filistinliler West Bank ve Gazza‘ da kendi yönetimlerini kuracaklar. Yahudi grupları arasında çatışmalar ve İsrail hükümeti ile çeşitli Yahudi örgütleri arasında çelişkiler gündeme gelecek. Aşırı örgütler FKÖ lideri Yaser Arafat‘ı sıkıştırmaya devam edecek. İslam köktenciliği modern Arap rejimlerini sarsmayı sürdürecek ve belki de Cezayir’de bir iç savaşa neden olacak. Uzmanlar, çelişkiler çözülürken yenilerinin baş göstereceğini ve çelişki bölgelerinin Avrupa’dan Asya’ya kaymakta olduğunu düşünüyorlar. Boris Yeltsin, Rusya’nın lideri olarak kalacak ama aşırı sağın güçlenmesi Rusya’nın komşularını rahatsız edecek, ayrıca Batı‘nın Rus yayılmacılığına dikkat etmesi sonucunu doğuracak.
Türkiye için öngörülen gelecek ise, Kürt ayrılık hareketinin Türk hükümetlerini tehdit etmeyi sürdüreceği ve Kürt Terörizminin Batı Avrupa’da yayılacağı… Avrupa’ya gelince Jacques Delors‘un Avrupa Komisyonu başkanlığını bırakıp, Fransız politikasına döneceği tahmin ediliyor. İtalyan Hükümeti, yeni seçim sistemi sayesinde kendini toplamayı başaracak ama Kuzey İtalya’daki ayrılıkçı hareketler güçlenmeye devam edecek. Bu arada eski Hristiyan Demokrat liderlere yönelik yolsuzluk araştırmaları sürecek. Almanya’da yapılacak seçimin Hellmut Kohl‘u devireceği ve Sosyal Demokrat Parti’ nin yeni bir koalisyonla iktidara geleceği öngörülüyor. Latin Amerika ülkelerinin, Fidel Castro rejiminin sona erdiğini göreceği tahmin edilmekte. Asya’da Kim İl Kung’un Amerika ile bir çatışmaya gireceği ve son bir tehdit olarak Güney Kore’ye karşı nükleer güç kullanmayı deneyebileceği görüşüne yer verilmiş. Çin ise, 1994’te Deng‘in ölecek olmasına rağmen, kendine özgü komünizmi yaşatmaya devam edecek.
