Son aylarda çok bunaldık. Çok sıkıldık. Karamsarlık sardı her yanımızı. Türkiye’nin üstünde kuşku bulutları dolaşmaya başladı. Hiçbir düşümüzü hayra yoramaz olduk. Darbe söylentileri aldı yürüdü. Geleceğe kuşkuyla bakanlar çoğaldı. İşten çıkarmalar başladı. Bu psikolojik ortam, en çok dar gelirliyi vuruyordu.

Oysa Türkiye’nin bu bunalımdan çıkması için 7 harfli bir mucize gerekiyordu:7 harfli bir kelime. UZLAŞMA Bunalımdan çıkmak için uzlaşma! Ortak çıkarlar için uzlaşma! Sağcısı solcusu, Türkü Kürdü, Alevisi Sünnisi, işvereni işçisi, doğulusu batılısı ile uzlaşma! ANAP’ı, CHP’si, DYP’si, FAZİLET’i, DSP’si ile uzlaşma! Kısacası; iç kavganın son bulduğu nokta!

Yalım Erez’in hükümeti kurmakla görevlendirilmiş olması, bu uzlaşmayı sağlama yolunda atılmış bir adım olma şansını taşıyor. Sivil toplum kuruluşlarının, Erez’e destek vermiş olması bu şansı artırmakta. Aslına bakarsanız toplum o kadar dara düştü ki, mucizeler yaratan bir başbakan bile beklemiyor artık. Biraz iyi niyet, biraz cesaret ve kamuoyunun sesine kulak vermek yetecek de artacak bile.

Yalım Erez’e başarılar diliyor ve “BÜYÜK UZLAŞMA” sözünün arkasında durmasını bekliyoruz. Buna çok ihtiyacımız var.