Ben mi bu dünyayı anlamaz oldum yoksa dünya mı çok değişti bilemiyorum. Öyle günler oluyor ki duyduklarım karşısında kulaklarıma inanamıyorum. Alın size bir örnek: Hani İtalya’nın anlı şanlı başbakanı, yolsuzluk davalarının gedikli sanığı Sylvio Berlusconi var ya; geçenlerde ne yapmış biliyor musunuz; Benito Mussolini’yi övmüş. Benito Mussolini kim? İl Duçe unvanıyla İtalya’nın başına geçip onca cinayete imza atmış olan faşist lider. Adolf Hitler’le birlikte Avrupa’nın canına okuyan, dünyayı korkunç bir savaşa sürükleyen ve sonunda ayağından asılarak can veren diktatör. Onu öven Sylvio Berlusconi kim? Avrupa Birliği’nin dönem başkanı olan İtalya’nın başbakanı. Benim bildiğim “Avrupa Değerleri” denilen kavram, faşizm ve nazi karşıtlığı üzerine kuruludur. Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşı cehenneminde milyonlarca ölü veren ve şehirleri yıkılan Avrupa ülkelerinin bir daha böyle bir felaket yaşanmaması amacıyla oluşturduğu bir birliktir. Churchill in öngörüsü ve çelik anlaşmalarıyla başlayan bu birlik önce ekonomik çıkarlarını birleştirmeye çalıştı, sonra da siyasi bir birlik oluşturma yolunda adımlar attı. Şimdi nasıl oluyor da bu birliğin dönem başkanlığını yapan kişi, faşist diktatör Benito Mussolini’yi övebiliyor? Avrupa Birliği bu konuşmayı niçin protesto etmiyor? Yahudilerin tepkisi üzerine sinagoglarına gidip özür dileme gereği duyan Sylvio Berlusconi, neden durup dururken Benito Mussolini’yi ortaya sürüyor? Türkiye’nin AB üyeliğine Kemalizm’in engel olduğunu sık sık tekrarlayan Avrupa yetkilileri, bu rezalete nasıl göz yumuyor? İşte bunları anlayamıyorum. Ama anladığım bir tek şey var: Avrupa Değerleri dediğimiz kavram giderek yozlaşıyor, anlamını ve içeriğini yitiriyor. Baksanıza Irak’a gayrı meşru bir saldırıyı düzenleyen İngiltere de AB üyesi, Mussolini hayranı Berlusconi’nin ülkesi de. İtalya’nın vicdan sahibi insanlan Roma’da bir milyon kişinin katıldığı bir yürüyüşle Berlusconi’yi protesto ettiler. Yürüyüşü film yönetmeni Nanni Moretti düzenledi. İşte bu yürüyüş sırasında Berlusconi yanına danışmanlarını alıp helikoptere binmiş ve protestocuların tepesinde dönmeye başlamış. Bir yandan da danışmanlarıyla konuşuyor ve aşağıdaki kalabalığı nasıl lehine çevirebileceğini soruyormuş. Danışmanların önerisiyle helikopterden aşağıya çeşitli hediyeler atmışlar, millet aldırmamış. Daha sonra aşağıya Berlusconi lehine bildirilerle birlikte 50’şer euro atmışlar. Protestocular yuhalamış. Bunun üzerine Berlusconi danışmanlarına sormuş: “Düşünün biraz. Başka ne atabiliriz?” Danışmanlar demiş ki: “Galiba sizi atmaktan başka çare kalmadı efendim!”