Televizyonda yayınlanan "Bizim-
kiler" dizisi gittikçe daha çok ilgimi
çekiyor. Çünkü bu dizi halkın yüzüne
tutulan bir ayna gibi, popüler düzey
de bir analiz yapmakta.

Nasıl, Hüseyin Rahmi'nin ro-
manlarında o dönem İstanbul'unun
portresi varsa "Bizimkiler"de de
günümüz Türkiyesinin kesitini bul-
mak mümkün.

Diziyi izlediyseniz apartmanda
oturmakta olanları tanımışsınızdır.
Yıllar geçtikçe apartman sakinleri-
nin yaşamlarında değişiklikler oluyor.
Kimileri kaybediyor, kimileri kazanı
yor.

Aynen Türk toplumu gibi çeşitli ai-
leler batıyor, bazı gruplar öne çıkıyor.
"Bizimkiler" apartmanında yiti-
renler kimler?

Sürekli bira içen ve konu komşuyu
gözleyen "bohem", oyunu kaybe-
denler arasında. Bir gelişme göstere
miyor. Sürekli bira ve sigarayla tüket-
tiği günleri kayıp bir ömrü simgeliyor.

Alt katta oturan "müzisyen” ve
karısı da dizi boyunca pozisyon yitir
diler.

Geçim sıkıntısı, huzursuzluk, evde
kavgalar ve dışarda hayal kırıklıklarıy-
la dolu bir yaşam.

Apartmanda oturan tüccar aileler
de çok mutlu sayılmazlar. Ne uzayıp
ne kısalıyorlar. Örta büyüklükteki iş-
letmeleri zaman zaman sıkıntılara gi-
riyor.

Zaten gündelik yaşamları durgun
bir suya benzemekte. Hiç birinde ye-
ni bir yaşam coşkusu ve atılım sezil-
miyor. Ufak tefek aile geçimsizlikleriy-
le süslenen sıkıcı ve tekdüze yaşam-
lar.

Onlar dizideki genel geçimsizlik ve
mızmızlıkla ilgisi olmayan neşeli bir
yaşam sürüyorlar. Durumları sürekli
İyileşiyor. Gelişme gösteriyorlar.

Çünkü bir amaçları var. Müthiş bir
gözüpeklikle amaçlarına doğru yürü-
yorlar.

Kapıcı ailesini oluşturan köylüler,
büyük kentte ayakta kalma mücade-
lesi verdikten sonra para kazanmaya
yönelmişler: Kalorifer dairesinde ko-
lonya şişeliyorlar, çakmak gazı satı-
yorlar, triportör alıp sebze meyve taşı-
yorlar. Kısacası taşı sıkıp suyunu çıka-
rıyorlar. Sonra da bir güzel eğleniyor-
lar. Rakı içip türkü söyleyerek birbirle-
rine sarılıyorlar.

Apartmanda oturanlar onları aşağı-
lıyor ve sık sık azarlıyor ama aile on-
lara aldırmıyor. Ekonomik gücün ya-
vaş yavaş ellerine geçmekte olduğu-
nun bilincindeler. Alt katta oturan
müzisyen kendini efendi sanırken,
altı oyuluyor ve toplumda hızla alt sı-
ralara doğru iniyor. Bir süre sonra
belki de alışveriş ettikleri bakkal da
köylü ailesinin olacak, oturdukları
apartman da.

Dizide bir başka başarılı güç de Ka-
til: Kaba güç gösterilerini seven, "ma-
co" erkek olmakla övünen ve mafya
ilişkilerini hatırlatan katil de aynen
köylü ailesi gibi neşeli, başarılı ve
umutlu.

Zaten dizideki onca kavga gürültü
arasında birbiriyle anlaşan ve iyi ge-
çinenler de onlar.

Kapıcı ailesi Katil'e saygı gösteri-
yor. O da onları kolluyor. Araları çok
iyi.

Kısacası "Bizimkiler" dizisinin
yüzümüze tuttuğu aynada iki kesimin
geliştiğini görüyoruz: Kentteki köy-
lüler ve mafya.

Acaba dizi yanılıyor mu?