Üniversitelere konuşma yapmaya gittiğim ve gençlerle sohbet ettiğim zaman, yakın tarihimiz hakkında bizim bildiğimiz her şeyi bildikleri duygusuna kapılıyorum. Daha doğrusu üzerinde fazla düşünmeden durumu böyle kabul ediyorum. Ama çok geçmeden de yanıldığımı anlıyorum. Çünkü gençler bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. 1960 darbesinin üstünden 44 yıl geçmiş. 1971 darbesinde doğanlar bugün 33 yaşında, bize dün gibi gelen 1980 darbesinin üstünden bile 24 yıl geçmiş. Dolayısıyla bu yaşların altında olan insanlar ne darbeleri hatırlayabilirler, ne o dönemin yöneticilerini, ne de mücadelelerini. Aynı şey bizim için de geçerli. Özel olarak yakın tarihle ilgilenenlerimiz dışında Babıali baskınını kim bilir; Said Halim Paşa’yı kim hatırlar, Ali Kemal adı kimde ne çağrıştırır; “Kurtlar Vadisi’ni seyredenler Yakup Cemil adını duymuş mudur? Dün TRT ekranında halka “Mareşal Fevzi Çakmak kimdir?” diye soruyorlardı. Yaşı hatırlamaya uygun bir iki kişi dışında bu soruya saçma sapan cevaplar verildi. Oysa yakın tarihi bilmeden, bugünü anlamaya, yorumlamaya imkân yok. Bu ihtiyacı, değerli Altan Öymen de hissetmiş olmalı ki arka arkaya çıkardığı kitaplarla yalnız kendi hayatını değil, Türkiye’nin siyasi olaylarını da renkli bir üslupla veriyor. Çocukluk dönemini anlattığı “Bir Dönem Bir Çocuk” kitabını elimden bırakamadan okumuştum. Şimdi gençlik dönemini “Değişim Yılları” adıyla anlatmış. Kitapta kendisinin ve ailesinin yanı sıra, Türkiye’nin hikâyesini de okuyorsunuz. Sıkı bir arşiv çalışmasıyla hazırlanmış kitaplar yalnız dönemin ruhunu aktarmakla kalmıyor, fotoğraf ve belgeler de sunuyor. Bir örnek vermek gerekirse; Sabahattin Ali’nin trajik ölümünün bütün ayrıntıları ve o dönemdeki basının tepkileri olduğu gibi aktarılmış. Bizde böyle çalışmalar azdır. Koskoca Osmanlı sultanları bile hanedanın ve devletin kurucusu olan Osman Bey hakkında etraflı bir araştırma yaptırıp, tarih yazdırmayı ihmal etmişler. Bu yüzden elimizde bir takım söylencelerden başka pek az şey var. Oysa 600 yıl süren bir imparatorluk, kendi atalarının tarihini kayıt altına almalıydı. Böyle kitaplar, nadide şaraplar gibi zaman geçtikçe değerlenir. Altan Öymen’in bu zevkli ve yararlı yaşam öyküsü de öyle olacak. Yakın tarihin en önemli belgeleri arasında yerini alacak. Gelecek ciltleri sabırsızlıkla bekliyorum. (Değişim Yılları – Altan Öymen, Doğan Kitap, 670 sayfa)
