Hep birlikte çılgın bir döneme girdik, savrulup gidiyoruz. Yalnız bizde değil dünyada da durum böyle. Amerika Irak’a girmeden önce, bunun çok kötü bir macera olacağını, bu harekatın sonu gelmeyen bir kan banyosuna dönüşeceğini söyleyenler, bazı Amerikanofiller tarafından öfkeyle ve alayla susturulmuşlardı. Gelin duruma bakın şimdi: Tarihin çeşitli dönemlerinde şişelere tıkılmış olan cinler teker teker ortalığa çıkıyor ve Kürt, Türkmen, Şii, Sünni çelişkileri kanla, ateşle körükleniyor. Irak’ta bir cehennem ağzı açıldı. Şimdi buraya kürek kürek Türk askeri atacaklar. Ve göreceksiniz millet yine uyanmayacak. Evlatlarını ateşe atanları “Büyüklerimiz!” diye başında taşımaya devam edecek. Çünkü kafalar keceleşmiş. Durum bizde böyle de dünyanın bir numaralı gücü sayılan Amerika’da daha mı iyi sanki! Alın size bir örnek: Koskoca Amerika’nın, koskoca bir başsavcısı var; adı John Aschroft! Bu adam ne yapmış biliyor musunuz: Washington’daki Adalet Heykeli’ne göğüsleri görünüyor diye tesettür uygulatmış. Art Deco tarzında yapılmış olan ve halkın Minnie Lov adını taktığı bu kadın heykeli, koskoca başsavcının dini duygularını rencide ediyormuş. Bu yüzden on bin dolar harcayarak heykel mavi bir bez ile kaplanmış. Yani bir bakıma Afgan kadınları gibi burka altına sokulmuş. Nasıl; inanılmaz geliyor değil mi? Amerikan basını yazmasa ben de inanmayacaktım. Ama durun; daha bitmedi. Bu koskoca savcı Lahey’e gittiğinde oradaki Amerikan elçiliğine de uğramış. Elçiliğin bahçesinde yarı çıplak bir kadın heykeli varmış. Başsavcının adamları bu heykelin de örtülmesini istemişler ama pek başaramamışlar bunu. Büyükelçinin rezidansında ise işler iyice çığrından çıkmış; çünkü başsavcı ortalıkta birtakım kediler görmüş. “Eee ne var bunda?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Efendim; sayın başsavcı, o kedileri alacalı kedi olarak görmüş. Alacalı kedi ise açık olarak şeytanın işaretiymiş. Daha sonra kedilerin alacalı olmadığı anlaşılmış. Masal gibi geliyor ama durum bu. Amerikan adaletinin en tepesindeki isim böyle. Başkan ve adamları da farklı değil. Bu kadro Ortadoğu’da ilkel bir haçlı seferi uyguluyor. Bizim Müslüman hükümetimiz ise bu haçlı seferine askerlerin canıyla katılıyor. Ve ne yazık ki “Söyleyin padişaha, benim zürriyetime güvenip savaş açmasın!” diyecek insanlar da yok ortalıkta. Çılgın dönem demekte haksız mıyım Allah aşkına?
