ADANA'yı deprem vurdu.
Bu acılı yörede yakınlarını yi-
tiren insanlarımızın acılarını
paylaşıyor, yaralılara sağlık di-
liyorum.
Dilerim ki acılar bu kadarla
kalsın, ölü sayısı artmasın ve
yaralar en kısa zamanda sarıl-
sın.
★★★
ADANA'yı deprem vurdu.
Daha doğrusu **Adana**'yı de-
ğil de eften püften yapılmış bi-
nalarını.
Aletsel büyüklüğü **6.3** olan
güçlü deprem bile kentin dü-
zenli yapılarını yıkmadı.
Yıkılanların ezici çoğunluğu,
kötü malzemeyle yapılan, hiçbir kurala uyulma-
dan aceleyle bitirilen, mümkün olduğu kadar u-
cuza maledilen meskenler.
**Ahmed Arif**, "**Fukara ölümü bu**" diyordu "**Gel-
dim geliyorum demez.**"
Şiirdeki gibi deprem de önce fakiri fukarayı vu-
ruyor.
Çünkü en önce onların evleri yıkılıyor.
Terörden, baskıdan, yoksulluktan kaçarak bü-
yük merkezlere göçeden ve başını sokacak bir
dam altı bulmaya çalışan milyonlarca insan,
kentlerin çevresini alabildiğine kuralsız, alabildi-
ğine çürük yapılarla donattı.
**Adana**'yı vuran dert **İstanbul**'un da başında,
**Ankara**'nın da, **İzmir**'in de, **Bursa**'nın da, **Antal-
ya**'nın da, **Mersin**'in de.
Bu mahalleler, sıva ve boyayı unutmuş yığma
tuğla evleriyle, bir depremde yok olup gitmeye a-
day.
Milyonlarca insanımız bu tehlikeyle iç içe yaşı-
yor.
★★★
**TÜRKİYE**'de, köylerde oturan nüfusu **yüzde
10**'a indirmek, **Güneydoğu**'da terörle mücadele
kapsamında köyleri boşaltmak, "**ırmağı kurut-
mak**" amacıyla o bölgeleri insansızlaştırmak için
devlet bu büyük göçe çanak tuttu, hatta teşvik
etti.
Büyük kentlerdeki Hazine arazilerinin kural dı-
şı yapılarla doldurulmasına ses çıkarmadı.
Kente göç etmek zorunda bıraktığı yurttaşına
sahip çıkmadı, onlara sağlık, eğitim, yerleşim a-
lanlarında yardım etmedi.
Kendi yurttaşına "**saldım bayıra, mevlam kayı-
ra**" dedi.
Şimdi birkaç yüz çadır, biraz çorba ve bol bol
siyasi demeçle işi geçiştirmeye, sorumluluktan
kaçmaya çalışacaklar.
Ve yurttaşımız da bunu yine "**Allah devlete
millete zeval vermesin!**" diye yüzyıllara dayanan
bir tevekkülle kabul edecek.
