SİSLİ puslu Britanya'nın dün-
yaya hediye ettiği büyük Shakes-
peare, Othello'nun trajedisini ya-
zarken, bir gün bu oyunun Ana-
dolu gezici çadır tiyatrolarında
"Arabın İntikamı" adıyla oyna-
nacağını bilemezdi.
Aslında bu temsiller, Shakes-
peare'e West End tiyatrolarının
şık atmosferinden daha çok ya-
kışıyordu.
Çünkü bu dahi de, oyunlarını
gezici tiyatrolar oynasın ve halka
ibretli hikayeler sunsun diye ka-
leme almıştı.
Neyse; konumuz bu değil!
Bugünlerde Britanya başka
bir Arabın hikayesiyle ve belki de
Arabın İntikamıyla çalkalanıyor.
Baba El Fayed, oğlu Dodi'nin ve müstakbel geli-
ni Diana'nın öldürüldüğüne inanmakta.
Ve intikamının acı olacağını söylüyor.
Gerçekten de büyük serveti ve oğlunu kaybetmiş
bir babanın inadıyla işin üstüne giderse bir şeyler
bulabilir.
Öyle ya; devir para devri!
Paranın gücü, torba gibi büzülmüş ağızları açabi-
lir.

***

İNGİLİZ kültürünün ayrılmaz bir parçası olan ünlü
dedektif hikayelerini hepimiz okumuşuzdur. (Aslında
dedektif dememiz gerekir ama bir kez dedektif diye
yerleşmiş, ne yapalım!)
Sherlock Holmes, Hercule Poirot, Miss Marple
gibi hin oğlu ya da hin kızın hinler bir cinayetle karşı-
laştıkları zaman ilk olarak şu soruyu sorarlar: Bu ci-
nâyet kimin işine yarıyor?
Biz de kendi çapımızda dedektif kesilip aynı soru-
yu Dodi - Diana trajedisine uyarlarsak, ortaya şöyle
bir sonuç çıkıyor: Bu kaza en çok kraliyet kurumu-
nun işine yaradı.
Çünkü Diana, Dodi'den çocuk bekliyordu. Evlene-
ceklerdi.
Ve böylece kraliyet ailesiyle El Fayed ailesi akra-
ba olacak, gelecekteki Britanya kralı Arap bir üvey
babaya ve Arap bir kardeşe sahip olma onurunu ta-
şıyacaktı.
Böylece tarihte ilk kez, Üzerinde Güneş Batma-
yan İmparatorluğun krallarıyla, kavm - i necip akra-
ba olacaktı.
Düşünün ki İngilizler, Harrods'ı satın alabilecek
güçteki El Fayed'e İngiliz pasaportu vermeyi bile uy-
gun görmemişlerdi.
Kraliyetin Arapların eline geçmesine nasıl katla-
nacaklardı?
Bu açıdan bakınca herşey İngiliz Kraliyet ailesinin
lehine gelişmiş gibi görünüyor.
Alma geçidindeki kaza, İngiltere'yi büyük bir sıkın-
tıdan kurtardı.
Yoksa Dianacık şöyle bir ad taşıyacaktı: Galler
Prensesi Lady Diana Al Fayed! (Princess of Wales,
Lady Diana Al Fayed)

***

AYRICA kazanın oluş biçiminde birçok soru işare-
ti var.
Baba El Fayed, Paris gibi bir kentte, Diana'nın
nasıl olup da kazadan iki saat sonra hastaneye u-
laştırıldığına şaşıyor.
Bence çok haklı.
Çünkü bilenlerin bildiği gibi Paris'te gezici hasta-
ne gibi çalışan Samu'ler, insanı on dakikada hasta-
neye yetiştirirler.
Şoförün hesabına yatan büyük paralar, kayıp Fiat
Uno, kim olduğu bulunamayan motosikletli gibi so-
ruların cevapları verilemiyor.
Eğer bu dava Sherlock Holmes'e verilseydi emi-
nim ki üstad piposundan bir nefes çeker ve şöyle
derdi: "Azizim Watson, bu iş sandığınız kadar karı-
şık değil. Sonuçlar belli. Şimdi sadece kanıtlamak
kalıyor!"

E mail: livaneli@milliyet.com.tr