Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, 1959 yılında gazeteci olarak çalışırken, bir mezarlık naklinde topraktan 22 metre bakır kızılı saç çıkaran bir işçiyle karşılaşıyor.Saç 250 yıl önce yaşamış, 12 yaşındaki bir kıza ait. Saçların, ölümden sonra da uzamaya devam ettikleri anlaşılıyor. İşte Marquez, “Aşk ve Öteki Cinler” adını taşıyan yeni romanını, Sierva Maria adındaki bu kız üzerine kuruyor. Batı’da roman büyük bir coşkuyla karşılanmakta. Marquez, kendi ülkesi Kolombiya’daki bütün kitaplarını yayından çekmiş. Çünkü bir türlü korsan baskılarla başa çıkılamamasından yakınıyor. Zaten Marquez’ın Kolombiya’yla bir çok sorunu var. ülkenin politik durumu, terör örgütleri, uyuşturucu çeteleri ve basın Marquez’in uykularını kaçırdığı için, çoktan ülkesini terketmiş durumda. Marquez’e Nobel ödülü verildiği yılı hatırlıyorum. Bu kadar parayla ne yapacağını soran gazetecilere, Kolombiya’da bir gazete çıkaracağını anlatıyordu. Adı El Otro olacaktı. Yani “Diğer” ya da “Öteki Şu andaki Kolombiya basınına bir alternatif olacaktı bu gazete ve 30 taşını geçmiş hiçbir gazeteciyi çalıştırmayacaktı. Aradan yıllar geçti. Marquez bu hayalini gerçekleştiremedi. Şimdi okuduğuma göre bu işi başka yoldan yüürymeye karar vermiş. Kendi memleketi olan Cartegena’da bir gazetecilik okulu kuruyormuş. Zavallı Marquez, “öteki cinler”den böyle kurtulmayı düşlüyor ama hep var olacak. Ne yazık ki dünyada sadece aşk yok.

Bir başka yazar Stephan Hawking. 21 yaşında geçirdiği bir hastalıkla tekerlekli sandalyeye çıkılan ve bir tek parmağı dışında hiçbir yerini oynatamayan bu sakat adam, evrenin büyümekte olduğunu anlatan kitaplar yazıyor. Konuşamadığı için sözcüklerini sese çeviren bir bilgisayar aracılığıyla konferanslar veriyor. Einstein’dan sonraki en büyük teorilere imza atıyor. Hiç matematik okumadığı halde şu anda İngiliz üniversitelerinde matematik profesörü olarak ders veriyor. BBC’nin bir sorusuna verdiği cevapta, sezgilerle çalıştığını anlatıyor. “Önemli ölçüde sezgiye dayanırım” diyor. Sezgi, bilim adamı için bir zayıflık olarak görülse bile, bana göre Hawking’in büyüklüğünü oluşturuyor. Stephen Hawking üç çocuk babası. Yaşamını film yapmak isteyenlere karşı çıkmış. Filmde ailesini ve kendisini didik didik edeceklerinden korkuyor ve “Kendimizi hiç iyi hissetmeyeceğiz” diyor. Demek ki o da “öteki cinler”den korkuyor. Bu çağda insanın, kendisi ve ailesi için kurduğu “mahremiyeti” koruması ne kadar zor değil mi?