KONSTANTİNİYE'yi fethetmek ve Doğu Roma İmparatorluğu'nu sona erdirmek gibi olağanüstü bir başarıya imza attıktan sonra, görkemli kır atının üstünde kente giren genç padişah iyi ki kendisi adına yapılan törenleri görmüyor.

Böylesine büyük bir zafer ve böyle zavallı bir müsamere kutlaması!
Doğrusu hiç yakışmıyor!

Başlarına taktıkları eğreti kavuklarıyla panayır eğlencelerini hatırlatan figüranlar, görkemden çok hüzün yaratmakta.

Hele o atlar, hele o atlar!
Fatih'in kır atı yerine geçen zavallı bir araba beygiri, o dönemin haşmetiyle bu dönemin perişanlığı arasındaki farkı yansıtan çarpıcı bir örnek oluşturmakta.

ZATEN bizde at meselesi zordur.
Filmlerde, gösterilerde bir türlü sağlıklı, iri atlar bulunamaz.
Köroğlu, kır atıyla ünlüdür değil mi!
Bir de bizde çevrilen Köroğlu filmlerine bakın: Son nefesini vermek üzere olan, kaburgaları birbirine geçmiş bir sütçü beygiri efsanevi kır at yerine geçirilmiş.
Fetih şölenlerinde de durum böyle, düşman işgalinden kurtuluş şenliklerinde de.
Demek ki bu memlekette sağlıklı ve iri at kıtlığı var.

AYNI sorun 1987 yılında Erzincan dağ köylerinde Yer Demir Gök Bakır filmini çevirirken benim de başıma gelmişti.
Senaryoya göre görkemli bir atlı köye girecekti.

Bir türlü istediğim atı bulamıyordum.
Yörede ne kadar at sahibi varsa gelip atlarını övüyorlardı: Keklik sekişli, ceylan bakışlı, alnı kekilli... Sanırsınız ki Köroğlu'nun kır atı ya da Hazreti Ali'nin düldülü gelecek.
Ertesi gün gelen zavallı at ise hiç de bu anlatılanlara uymaz ve iri bir eşeğe benzeyen, hastalıklı, yorgun görüntüsüyle içimizi burkardı.

Sonunda Erzincan'ın kurtuluş şenliklerinde en önde geçen demir kır atı gözüm tutmuştu ve sahneyi onunla çekmiştim.

Ne var ki iş bununla bitmiyordu: Meryemce, rüyasında yedi kır at görüyordu. İyi ama bir tanesine erişemezken yedi kır atı nereden bulacaktım?

Sonunda işi Almanya'da çözdüm. Bavyera'da bir çiftlikte bulduğum yedi besili, yüksek ve bakmaya kıyılamayacak beyaz atla o sahneyi çektim.

Türkiye'de böyle sahnelere çok ihtiyaç olmalı ki kim müzik klibi çektiyse bu görüntüyü alıp kullandı.

AT bulmanın zorluklarını bilirim ama yine de gönlüm büyük hakanın böyle müsamerelerle kepaze edilmesine razı olmuyor.

İstanbul, surlarıyla, hisarlarıyla müthiş ve dünya çapında bir fetih şöleni yapmaya uygun.

Ne yaparsınız ki gösteri sanatlarının büyük bir yaratıcılık ve deneyim istediği hep unutulur bizde.

Her aklına esenin yapabileceği sanılır.