Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli

Mümtaz Soysal, dün yayımlanan “Avrupa’yı oluşturan Türkiye” yazısında doğru bir noktaya değiniyor.
Daha önce birkaç kez yazdığım, yıllar önce de Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın kitaplarında yer verdiği bir görüş bu.
Türk ve Müslüman tehdidine karşı birleşen Avrupa kralları ve derebeylerinin kurdukları ordular, belki de Avrupa Birliği’nin ilk adımını oluşturdu.
Bugün de Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki ilişkiler ve Yunanistan meselesi, geçmişin izlerini taşımakta.
Bizim Avrupa’nın uyumlu bir parçası olmadığımız, hatta Avrupa denilen kavramın bize karşı oluşturulduğu bir gerçek.
Ne var ki bunun yanında bir başka gerçek de Avrupa’nın ister dost ister düşman olarak, Türkiyesiz yapamadığı. Uyumsuz ve sancılı da olsa kaderimiz Avrupa kavramıyla iç içe geçmiş.

***

Dün UNESCO Genel Direktörü Federico Mayor’la beraberdik.
Avrupa Birliği konusunda çok ilginç bir şey söyledi.
Önceki gün Fransız Senatosu’nda yaptığı konuşmada, “Avrupa Birliği’nin ortak para birimi sayesinde kurulamayacağını” vurgulamıştı.
“Para ülkeleri birleştiremez. Paranın çerçevesinde bir Avrupa Birliği oluşamaz. Para, olsa olsa ayırır ve böler. Avrupa Birliği’ni oluşturacak kavram, bir ortak ideal çevresinde birleşmektir” diyordu.
Senatoda dile getirilen bu görüş bana çok ilginç geldi.
Mayor’a hak verdim.
Ancak, bu ideal ne olabilirdi?
Avrupa’nın eski çağlardaki gibi Türklere karşı birleşmesi mi?
Ya da Türkiye‘de Mümtaz Bey’in de içinde bulunduğu bazı çevrelerin inandığı gibi, Yunanistan‘la ittifak yaparak, Türkiye‘ye karşı bir Hıristiyan cephesi oluşturmak mı?

***

Böyle sorulara toptan cevap verilemez ve genelleme yapılamaz.
Avrupa Birliği içinde böyle düşünen insanlar da olabilir ama 21. yüzyılda kutuplaşmaya, nefrete ve korkuya dayalı bir birlik kurulabileceğine inanmıyorum.
Bu yüzden Avrupa Birliği’nin üzerinde birleşeceği ideal, “Türk düşmanlığı” olamaz.
Ancak Avrupa’nın uzun bir süredir taşımakta olduğu “insan hakları, demokrasi ve hoşgörü” kavramları böyle bir birliğin bayrağı olabilir.
Türkiye‘deki insan hakları ihlallerinin eleştirilmesini, Türk düşmanlığı olarak görmediğimiz zaman, Avrupa Birliği ile sorunlarımızın çoğu çözümlenecek.